Huawei’nin en çok tercih edilen tabletinin süper versiyonu olan MatePad 11.5 S, hem dinamik tasarımı hem de sahip olduğu teknik özellikleriyle dikkat çekici bir ürün. Öncelikle 11,5 inç PaperMatte ekrana sahip. Gerçek bir kağıt hissi ve görünümü sunan ekran, yüksek yenileme hızı ve parlaklığı, aynı zamanda düşük yansıtması ile her ortamda canlı ve akıcı bir görsel deneyim sağlayabiliyor. Üstelik, gündelik kullanım kadar not alma, çizim ve üretkenlik uygulamaları için de kullanışlı. Klavye, mouse ve ekran kalemi desteklerinin avantajlarıyla birlikte bu tableti bir üretkenlik aracına dönüştürebiliyorsunuz. Bu yönüyle Huawei tableti, genel tüketici kitlesine hitap etmekle kalmıyor, aynı zamanda öğrenciler, ofis çalışanları ve yaratıcı profesyonellerin beklentilerini de karşılamayı vaat ediyor. Öte yandan, pil ve performans konusunda da memnun edici bir tablo sergiliyor. Huawei MatePad 11.5 S inceleme yazımızda bu yepyeni Huawei tabletini tasarım, ekran, ses, performans, pil, yazılım ve aksesuar desteği gibi birçok unsur bakımından mercek altına alıyoruz.
Huawei MatePad 11.5 S
Tasarım
Huawei MatePad 11.5 S’de de tasarım, cihazın önemli bir unsuru olmayı sürdürüyor. Bu açıdan geçmişteki MatePad tabletlerinin çizgisinin sürdüğünü görüyoruz. Fiyatı ne olursa olsun, MatePad tabletleri her zaman şık bir görünüme sahiptir ve elimizdeki bu tablet için de aynı durum geçerli. Cihazı elinize aldığınızda ilk fark edeceğiniz detay, tek parça metal gövdenin verdiği bütünlük hissi oluyor. Hem sağlamlık hem de hafiflik aynı yapıda buluşunca kullanım anında güven veren bir biçim ve yapı ortaya çıkıyor. Sadece 6,1 milimetrelik kalınlığa sahip gövdesiyle gerçekten kibar dururken, 515 gramlık ağırlığıyla her yere rahatlıkla taşıyabiliyor, uzun süre elde tutarak kullanabiliyorsunuz. Özellikle tableti gün boyu yanında taşımak isteyen kullanıcılar için bu durum büyük kolaylık sağlıyor. Üstelik tabletin arka yüzeyi parmak izi tutmayan, mat bitimli özel bir yüzeye sahip.

Renk seçimi tarafında “Uzay Grisi” ve “Yeşil” olmak üzere iki farklı seçeneği görüyoruz. Özellikle yeşil seçeneğin tonu, cihazı hem genç kullanıcılar hem de profesyoneller için aynı anda cazip hâle getiriyor. Daha ağır bir görünüm tercih edenler, bu incelemenin konuğu olan uzay grisi rengi tercih edebilirler. Kenarlardaki eğimli geçişler hem görünümde farklılık yaratıyor, hem de elde tutuşta konfor sağlıyor. Cihazı uzun süre elde tutarken bile keskin kenarlara rastlanmıyor, bunu da ergonomiye verilen önemin bir göstergesi sayabiliriz. Üstelik MatePad 11.5 S’nin bu tasarımı, hem çizim hem de yazma sırasında bileğin doğal pozisyonunu korumasına yardımcı oluyor.
MatePad 11.5 S’nin ön yüzüne geçtiğimizde ise çerçevelerin inceliği hemen dikkatimizi çekiyor. Ekran-gövde oranı yüzde 87’ye ulaşmış ve bu sayede ekranın çevresindeki alan epey azalmış. Bu yüksek oran sadece görüntüleme keyfini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda cihazın daha kompakt hissettirmesini sağlıyor. Özellikle film izlerken ya da PDF üzerinde çalışırken ekranın köşelerinin kullanım alanını sınırlamaması büyük bir artı. Ayrıca 3:2 en-boy oranı, özellikle belgeler üzerinde çalışmayı kolaylaştıran bir çerçeve sunuyor.

Arka yüzeydeki kamera modülü ise gövdeye göre az da olsa dışa doğru çıkıntı yapıyor. Neyse ki, bu çıkıntı ne masaya koyduğunuzda tabletin dengesini bozuyor ne de estetik anlamda rahatsız edici duruyor. Kamera, sol üst köşede sade bir modül içinde yer alıyor ve cihazın genel tasarım çizgisine uyumlu bir şekilde entegre edilmiş. Ön tarafta yer alan kamera ise ekranın uzun kenarının üstüne yerleştirilmiş. Bu da görüntülü görüşmelerde daha rahat etmenizi ve kendinizi çerçeve içinde ortalamanızı sağlayacaktır.
MatePad 11.5 S’nin aksesuarlarla olan uyumu da tasarımın kapsamlı bakış açısını gösteriyor. M-Pencil ekran kalemi, tabletin yan tarafına mıknatısla tutunuyor ve bu bağlantı, herhangi bir gevşeme ya da oynama hissi vermeden gerçekleşiyor. Ekran kaleminin konumlandırıldığı yüzey hem estetik hem de işlevsel olarak başarılı. Ayrıca Huawei Akıllı Manyetik Klavye de tabletin gövdesine sağlam biçimde entegre edilebiliyor. Alt kenardaki üç noktalı bağlantı yuvasını klavyeli kılıf üçlü pinle buluşturmanız yeterli. Klavyeyi taktığınızda cihazın yapısı bozulmuyor, tam tersine bir dizüstü havası kazanıyor. Bu yönüyle MatePad 11.5 S, tasarım anlamında hem çıplak içimde kullanımda hem de aksesuarlarla beraber oldukça uyumlu bir bütünlük sunuyor.

Son olarak taşınabilirlik detayına değinmemiz gerekirse, Huawei bu tableti üretirken ağırlık dengesine özel önem vermiş. Tabletin ağırlığı, cihazın her yerine eşit dağılmış. Bu da hem elde taşırken hem de yatay ya da dikey kullanımda cihazın devrilmemesini sağlıyor. Huawei, MatePad 11.5 S’da şıklık, işlevsellik ve taşınabilirliği tek bir gövdede buluşturmayı başarmış gibi görünüyor.
Ekran ve Ses
Huawei MatePad 11.5 S’nin ekranına ilk baktığımızda bizi, alışılmış LCD ya da OLED panellerin ötesinde bir şey karşılıyor. Huawei’nin PaperMatte adını verdiği teknolojiye sahip olan özel yüzey, kağıda benzeyen yapısıyla klasik ekranlardan çok daha farklı bir his sunuyor. Bu ekran, sadece görüntü vermekle kalmıyor, aynı zamanda dokunsal bir deneyim de oluşturuyor. Parmak uçlarına yansıyan hafif pürüz hissi, ekranla etkileşimi daha doğal ve kontrollü hale getiriyor. Üstelik bu yapı sadece hissi değil, görsel konforu da üst düzeye taşıyor. Özellikle yoğun ışıklı ortamlarda ekran parlamasını %50 oranında azaltarak göz yorgunluğunu minimuma indiriyor. Gerçekten de parlak ışıklarla aydınlatılmış bir ortamda veya dışarıda parlak güneş ışığı altında tablette bir şeyler okumak veya izlemek gerçekten rahat. Tabletin ekranına doğrudan ışık tutsak bile ışık başarılı biçimde dağıtılıyor ve yansıma etkisi belirgin biçimde düşüyor.

Ekran 11.5 inç boyutunda ve 2800×1840 çözünürlük sunuyor, bu da keskinlik ve netlik açısından oldukça etkileyici bir sonuç veriyor. Yazılar keskin, grafikler ve resimler net. Renk doğruluğu açısından da P3 sinema seviyesi renk yelpazesi desteği sayesinde canlılık ve doğallık bir arada korunuyor. Böylelikle fotoğraf düzenleme veya video kurgu uygulamalarını da tablette rahatlıkla ve güvenilir biçimde kullanabiliyorsunuz. Ayrıca 144 Hz’e kadar çıkabilen ekran yenileme hızı, özellikle menüler arasında gezinirken ya da sosyal medya uygulamalarında kaydırma yaparken ciddi bir akıcılık sağlıyor. Video içeriklerinde de bu akıcılık hissedilir düzeyde, YouTube’da 1080p çözünürlükte içerikler çok net ve kesintisiz bir şekilde izlenebiliyor. Netflix kullanıcıları içinse bir başka güzel haber, cihazın HD lisansına sahip olması. Bu sayede Netflix içerikleri de yüksek çözünürlükte, ekranın hak ettiği netlikte izlenebiliyor.
Kullanıcı deneyiminin yalnızca görüntüyle sınırlı olmadığını bilen Huawei, ses tarafında da eli açık davranmış. Cihazda yer alan dört hoparlörlü stereo ses sistemi, bu boyuttaki bir tablet için fazlasıyla etkileyici bir performans sunuyor. Ses hem dengeli hem de yüksek, özellikle film izlerken çevresel ses etkisi hissedilir düzeye ulaşıyor. Baslar derin, tizler keskin ve vokaller net; bu da cihazı sadece bir tüketim aracı değil, aynı zamanda taşınabilir bir sinema ekranı haline getiriyor. Üstelik Histen 9.0 teknolojisiyle desteklenen bu ses sistemi, ses düzeyine göre frekansları otomatik olarak optimize edebiliyor. Sonuçta tabletin hoparlörleriyle müzik dinlemek veya video izlemek oldukça keyifli bir aktiviteye dönüşüyor.

Elbette ekran deneyimi sadece film ya da video izlemekle sınırlı değil. Huawei’nin ekran yüzeyi, çizim yapan kullanıcıları da fazlasıyla memnun edecek şekilde tasarlanmış. M-Pencil ile ekrana yazı yazarken ya da çizim yaparken, klasik cam ekranlardaki kayganlık hissi burada neredeyse yok oluyor. Kalem ucu ile ekran arasında oluşan sürtünme, tıpkı bir deftere yazıyormuş gibi doğal bir his veriyor. Ayrıca ekranın tepkime süresi oldukça düşük, bu da çizimlerde gecikmeyi en aza indiriyor. Özellikle GoPaint ya da Huawei Notlar uygulamarıyla birlikte kullandığınızda, dijital yaratım sürecinin gerçek bir sanat pratiğine dönüştüğünü göreceksiniz. Bu deneyim, benzer fiyat bandındaki rakiplerde bu kadar hissedilir düzeyde sunulmuyor.
Genel olarak baktığımızda, ekran ve ses performansının Huawei MatePad 11.5 S’yi çok yönlü bir medya tüketim cihazı haline getirdiğini görüyoruz. Hem yazı yazmak hem video izlemek hem de müzik dinlemek için bu tablet, ihtiyaç duyulacak bileşenleri bir araya başarılı bir şekilde getirmiş. Üstelik bu deneyimi yalnızca donanımla değil, tasarımsal dokunuşlarla da destekliyor. Ekranın parlama yapmayan yapısı ile sesin stereo yayılımı bir araya gelince cihaz adeta kendi kategorisinde ayrı bir yere konumlanıyor. Özellikle hareket halindeyken içerik tüketmek isteyenler için bu bütünlük büyük avantaj sağlıyor. MatePad 11.5 S’nin ekranıyla gözlerinizi, sesiyle kulaklarınızı memnun edecek bir tablet olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz.

Ekran ve ses tarafındaki deneyimi iPad Air ve Samsung Galaxy Tab S10 Lite ile karşılaştırdığımızda, bu tabletin gerçekten her iki alanda da çıtayı yükseğe koyduğunu görüyoruz. Öncelikle ekranı PaperMatte teknolojisiyle kağıt benzeri bir deneyim sunuyor. Üstelik yansımayı büyük oranda azaltan kaplamasıyla dış ortamda diğer tabletlere göre daha iyi bir görüş sunuyor. Dört hoparlörlü ses sistemi ise, özellikle çevresel ses etkisi ve bas performansıyla diğer tabletlere göre öne çıkmayı başarıyor.
Performans ve Pil
Huawei MatePad 11.5 S, donanım tarafında sahibini yormayan, tam tersine işlerini kolaylaştıran bir yapıya sahip. Cihazın kalbinde yer alan sekiz çekirdekli işlemci hem çoklu görevlerde hem de uygulama geçişlerinde hissedilir bir hız sunuyor. Ayrıca 12 GB RAM desteği, özellikle aynı anda birden fazla uygulamayla çalışırken tabletin nefes almasını sağlıyor. Uygulamalar arası geçişlerde takılma ya da gecikme yaşanmıyor, bu da genel deneyimi kesintisiz hâle getiriyor. Üstelik bu performans çizgisi sadece gündelik kullanımla sınırlı kalmıyor. Yoğun PDF düzenlemelerinden çizim uygulamalarına kadar bu tablet, birçok işlemin altından rahatlıkla kalkabiliyor. Kısacası MatePad 11.5 S hız konusunu gündeminden çoktan çıkarmış gibi görünüyor.

Günlük kullanımda cihazın verdiği akıcılık hissi, özellikle arayüzün sadeliğiyle birleşince çok daha hissedilir hale geliyor. HarmonyOS 4.3 sayesinde sistem içindeki geçişler oldukça yumuşak ve mantıklı şekilde ilerliyor. Ekran 144 Hz olduğu için bu akıcılığı her hareketinize yansıtıyor; ekranı kaydırırken bile sanki fiziksel bir sayfa çeviriyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Uygulamalar arası geçiş, Ayarlar bölümü, bildirimler ya da klasörler arasında dolaşmak oldukça hızlı. Ayrıca sistemdeki animasyonların hızı da yerli yerinde ayarlanmış, ne fazla hızlı ne de fazla yavaş. Bu da sizi yormadan doğal bir hız algısı yaratıyor.
Çoklu görev tarafına geldiğimizde Huawei’nin bu cihazda sunduğu esneklik gerçekten dikkat çekici. Aynı anda üç pencereye kadar uygulamayı bölünmüş ekranda çalıştırabiliyorsunuz ve buna ek olarak bir uygulamayı kayan pencere olarak ekranda gezdirmeniz mümkün. Örneğin, bir yanda YouTube’dan eğitim videosu izlerken diğer yanda Huawei Notlar’da not alabiliyor, üçüncü alanda da web tarayıcıyı açabiliyorsunuz. Bu işlemler esnasında sistem herhangi bir kasma ya da gecikme yaratmıyor. Uygulamalar arasında veri sürükleyip bırakmak da oldukça akıcı gerçekleşiyor. Ayrıca arka planda çalışan uygulamaların kapanmaması, RAM yönetiminin ne kadar başarılı olduğunu da gözler önüne seriyor.
Oyun performansına baktığımızda, orta ve üst segment oyunlarda stabil bir deneyim sunuluyor. PUBG Mobile gibi üst seviye oyunları orta-yüksek grafik ayarlarında akıcı şekilde oynayabilirsiniz. Isınma problemi de neredeyse yok, cihazın geliştirilmiş ısı dağıtım mimarisi, uzun süreli oyunlarda dahi yüzey sıcaklığını kontrol altında tutuyor. Bu da performans düşüşü yaşanmamasını sağlıyor. Ayrıca ekranın 144 Hz desteği oyunlarda, özellikle rekabetçi türlerde büyük bir avantaj sağlıyor. Dokunmatik hassasiyetinin yüksek oluşu da tepki süresini oldukça iyi hale getiriyor.

Pil tarafında ise Huawei MatePad 11.5 S, 8800 mAh kapasitesindeki bataryasıyla yeteri kadar cömert davranıyor. İçinde video izleme, not alma, sosyal medya ve tarayıcı kullanımı gibi işlerin olduğu günlük kullanımda ortalama 10-12 saatlik bir çalışma süresi elde etmek mümkün. Cihazı sabah tam şarjla kullanmaya başladığınızda akşam saatlerine kadar priz aramadan günü tamamlamanız mümkün. Oyun ya da çizim gibi daha yoğun işlemlerde ise pil biraz daha hızlı tükeniyor fakat bu da olağan karşılanabilecek bir durum. Özellikle ekran parlaklığını ve yenileme hızını düşürerek pil süresini daha da uzatabilirsiniz.

Şarj tarafında ise 40W HUAWEI SuperCharge desteğiyle işler oldukça pratik ilerliyor. Yaklaşık 30 dakikada pilin %50 civarında bir bölümü doldurulabiliyor, bu da kısa süreli molalarda tableti tekrar kullanıma hazır hale getirmeye yetiyor. Tam dolum ise ortalama 90 dakikada tamamlanıyor. Hızlı şarj özelliği sayesinde özellikle dışarda ya da yoğun günlerde şarj endişesi ortadan kalkıyor. Diğer yandan tabletin bataryası uzun vadeli kullanıma da uygun; Huawei, dolum sayısı yüksek olsa bile batarya sağlığı korunacağını belirtiyor.
Yazılım
Huawei MatePad 11.5 S, HarmonyOS 4.3 ile yüklü olarak geliyor. Daha önce incelediğimiz birçok Huawei tableti sayesinde HarmonyOS’in tablette kullanıcı deneyimini nasıl geliştirdiğini ve bir dizüstü bilgisayarı aratmayacak araçları sunduğunu biliyoruz. Uygulamalar arasında geçiş yaparken herhangi bir donma yaşanmıyor, sistemin kendi içinde sunduğu animasyonlar ve etkileşimler doğal bir akış hissi veriyor. Önceki sürümlere göre gözle görülür farklardan biri, çoklu görev kabiliyetinin artık daha sezgisel hâle gelmiş olması. Aynı anda birden fazla uygulamayı ekranın farklı alanlarında açmak, pencereler arasında dosya sürüklemek ve bunları hem parmakla hem de fare ile yönetmek fazlasıyla pratik. Kısacası yazılım tarafı, donanımı yormadan, kullanıcının önünü açan bir kurguyla çalışıyor.

Bu noktada üretkenliğe yönelik özel detaylardan da söz etmek gerekiyor. Huawei’nin PC modu, tabletin bir anda mini bir dizüstü bilgisayara dönüşmesini sağlıyor. Klavye ve fare bağlandığınızda, pencere geçişleri ve çoklu ekran kullanımı, masaüstü ortamına oldukça yakın bir deneyim sunuyor. Özellikle dış mekanlarda çalışmayı seven kullanıcılar için bu özellik gerçekten işe yarıyor. Klavyeli kılıf zaten kutudan çıkıyor. Bir de Huawei’nin özel faresini eklediğinizde, gerçek anlamda bir PC elde ediyorsunuz. Huawei’nin CD26 Mouse modeli, aynı anda birden fazla cihaza bağlanması, üç cihaz arasında geçiş sunması ve kaydırma tekerleğinin tablet arayüzünde kaydırmalara izin vermesiyle gerçekten öne çıkan bir ürün oluyor. Belgeler, tablolar, sunumlar… Hepsi için WPS Office uygulaması hazır şekilde geliyor ve dosyalar arasında geçişte herhangi bir takılma yaşanmıyor. Bu arada isterseniz GBox üzerinden Word, Excel ve PowerPoint gibi Office uygulamalarını da indirebilirsiniz ki, bu detaya birazdan değineceğiz. 3:2 oranı sayesinde dikey içeriklerde daha fazla satır görüntülenebiliyor. Bu da yazılım tarafının ekran donanımıyla nasıl uyumlu çalıştığını gösteren detaylardan biri.
Yazılım deneyimi sadece üretkenlikle sınırlı değil, yaratıcılığı da kapsayacak şekilde genişletilmiş. Huawei Notlar, güncellenmiş hâliyle sadece bir dijital defter değil. Çizim, ses kaydı ve akıllı etiketleme gibi detayları da bir araya getiriyor. Toplantıdayken ses kaydını başlattığında, o anda aldığınız notlar kaydın ilerleyişiyle senkronize olarak kaydediliyor. Bu durum özellikle çalışanlar veya ders sırasında not alan ve ses kaydı yapan öğrenciler için büyük avantaj sağlayacaktır. GoPaint ise dijital sanatla ilgilenenleri hedef alıyor. Gerçekçi fırça seçenekleri, katman desteği ve ekran kalemi hassasiyetiyle fazlasıyla başarılı bir uygulama. Üstelik bu uygulama tamamen ücretsiz; iPad’deki Procreate gibi ücretli alternatiflerin birçok özelliğini zaten içinde barındırıyor.

Tabletle birlikte yüklü gelen uygulamalar dışında, en çok merak edeceğiniz konulardan biri olan Google deneyimi de burada önemli yer tutuyor. Net bir şekilde ifade etmek gerekirse, Huawei MatePad 11.5 S modelinde de, diğer Huawei akıllı telefon ve tabletlerindeki durum geçerli; “Google sorunu” yok. AppGallery üzerinden Google Play Store, YouTube, Gmail, Google Drive, Meet, Google Dokümanlar ve benzeri tüm Google uygulamalarını ve servisleri cihazınıza indirebilir ve sorunsuz kullanabilirsiniz. Bildirimler destekleniyor, ana ekrana bu uygulamaların widget’larını da ekleyebiliyorsunuz. Sonuçta eksiksiz bir Google uygulama deneyimi ve Google Play Store kullanımı sizi bekliyor.
AppGallery ise daha önceden alıştığımız geniş kapsamını ve olgunluğunu sürdürüyor. Türkiye’de en sık kullanılan uygulamaların neredeyse tamamı bu mağazada mevcut; eksik olanları ise Petal Search üzerinden kolaylıkla bulabilirsiniz. Banka uygulamalarından e-Devlet’e, sosyal medya platformlarından alışveriş uygulamalarına kadar birçok uygulamayı doğrudan indirebiliyorsunuz. Spotify, Instagram ve bunun gibi uygulamaları yüklemek için GBox yerine burayı da kullanabilirsiniz. AppGallery kullanımı ilk kez bir Huawei tableti deneyenler için bile oldukça sezgisel. Ayrıca uygulama güvenliği konusunda ciddi kontroller yapılıyor. Uygulama indirme sırasında uygulamanın güvenlik seviyesini açık biçimde görebiliyorsunuz.
Son olarak Huawei, yazılım tarafındaki deneyimini ekosistemle bütünleştirerek güçlendiriyor. MatePad 11.5 S, aynı Huawei hesabıyla kullanılan dizüstü bilgisayar, telefon ya da kulaklıkla kusursuz şekilde entegre olabiliyor. Cihazlar arası dosya aktarımı, ekran yansıtma, panoyu paylaşma gibi işlemler neredeyse anlık gerçekleşiyor. Bu da özellikle sürekli farklı cihazlar kullanan kullanıcılar için büyük kolaylık sağlıyor. Aynı belgeye tablette başlayıp bilgisayarda devam etmek ya da bir çağrıyı tabletten almak artık standart hale gelmiş durumda. Tüm bu detaylar bir araya geldiğinde, Huawei’nin yazılım tarafında hem sağlam hem de kapsamlı bir deneyim sunduğu net biçimde ortaya çıkıyor. Yazılım, bu cihazın en sessiz ama en güçlü taraflarından biri.
Kamera
Huawei MatePad 11.5 S kamera tarafında iddialı görünmese de, sunduğu pratik çözümlerle günlük ihtiyaçları rahatlıkla karşılayabiliyor. Cihazın arka tarafında konumlandırılan 13 MP’lik kamera, f/1.8 diyafram açıklığı ile iyi ışık koşullarında net kareler yakalayabiliyor. Özellikle belge tarama, tahtadaki yazıyı kaydetme ya da fiziksel dokümanları dijital ortama aktarma gibi ihtiyaçlarda bu kamera yeterli netliği sağlıyor. Elbette fotoğraf kalitesi amiral gemisi telefonlarla yarışacak seviyede değil, fakat bir tablet için fazlasıyla iş görür durumda. Ayrıca kamera arayüzünün sade tutulması, kullanıcıya ihtiyacı olan ayarları hızlıca sunması açısından pratik bir avantaj. Görüntü sabitleme ve otomatik netleme de kamera deneyimini destekleyen önemli yazılım katkıları arasında yer alıyor.

Ön kamera tarafına geçtiğimizde ise 8 MP’lik sabit odaklı bir sensör karşımıza çıkıyor. Görüntülü görüşmelerde yüz netliğini koruyabilen bu kamera, özellikle derslerde ya da toplantılarda yeterli performans sunuyor. Cihaz, yazılım desteğiyle kullanıcıyı ekranın ortasında tutmaya çalışıyor; bu da sunum yapanlar ya da sık sık kamera karşısında konuşanlar için güzel bir detay. Diğer yandan kamera, GoPaint ve Huawei Notlar gibi uygulamalarla birlikte kullanıldığında da farklı bir işlev kazanıyor. Örneğin, beyaz tahtada yazılı bir içerikten faydalanmak istediğinizde arka kamerayla bunu tarayıp doğrudan notlarınıza aktarabiliyorsunuz. Yine benzer şekilde fiziksel eskizlerin ya da kitap sayfalarının dijitalleştirilmesi birkaç saniyelik işlemle tamamlanabiliyor. Üstelik kamera üzerinden yapılan taramalar PDF olarak düzenlenebiliyor ve bu belgeler üzerinde doğrudan yazı yazmak mümkün hale geliyor. Bu özellikler, özellikle eğitim ve iş hayatında sıkça belgeyle çalışanlar için zaman kazandırıcı çözümler sunuyor. Elbette kamera bölümünün diğer tabletlerle kıyaslandığında öne çıkan yönü, donanımdan ziyade yazılım katkısıyla güçlenen kullanım senaryoları oluyor. MatePad 11.5 S’in kamerası sıradan gibi görünse de, işlevselliğiyle farklı kullanım alanlarında kendini gösteriyor.
Aksesuarlar
Huawei MatePad 11.5 S’yi sadece bir tablet olarak değerlendirmek, aslında bu cihazın potansiyelini görmezden gelmek olur. Çünkü bu model, birlikte sunulan aksesuarlarla beraber çok daha fazlasını vadeden bir yapıya sahip. Özellikle kutudan çıkan klavyeli kılıf ve Huawei Online Mağaza’dan satın aldığınızda ücretsiz olarak elde edebileceğiniz M-Pencil, tableti doğrudan bir üretkenlik aracına dönüştürüyor. Huawei burada kullanıcıya ek maliyet çıkarmadan üst düzey bir deneyim sunma niyetini açıkça ortaya koyuyor. Klavyeli kılıfın dokusu kaliteli, tuş yapısı da oldukça tok ve yazı yazarken parmak altında boşluk hissi bırakmıyor. Ayrıca kılıf sadece yazı yazmak için değil, tableti farklı açılarda konumlandırmak için de çok işlevli bir yapı sunuyor. Hem yatay kullanımda hem de masaüstünde çalışırken cihazın dengesini iyi sağlayan bu yapı, mobil kullanım senaryolarında önemli bir fark yaratıyor.

Klavyenin bir başka dikkat çeken yanı ise manyetik bağlantısıyla anında aktif hale gelmesi. Huawei, bağlantı için Bluetooth yerine NearLink adını verdiği kendi bağlantı teknolojisini kullanıyor. Klavyeli kılıf tabletle temas ettiği anda ekranda bağlantı penceresi açılıyor ve hızlı şekilde bağlantı kuruluyor. Üstelik istediğiniz durumlarda klavyeli kılıfı çıkardığınız hâlde de klavyeli kılıfla tablette yazı yazmaya devam edebilirsiniz. Özellikle metin yazma işleriyle sıklıkla uğraşanlar; öğrenciler, gazeteciler ya da iş insanları için bu kullanım rahatlığı ciddi anlamda zaman kazandırıyor. Klavyede yer alan işlev tuşları, ekran parlaklığından ses kontrolüne kadar birçok işlemi doğrudan yönetmenize imkân tanıyor. Böylelikle ekranda menü aramak zorunda kalmıyorsunuz. Üstelik kılıfın dış yüzeyi hem darbelere karşı dayanıklı hem de kaymaz bir yüzey sunuyor. Bu da çantada taşırken cihazı güvende tutmayı kolaylaştırıyor.
M-Pencil ise bu tabletin olmazsa olmazlarından biri olarak öne çıkıyor. Basınç ve eğim hassasiyeti oldukça gelişmiş olan bu kalem, özellikle dijital çizimle ya da detaylı not alma ile ilgilenen kullanıcıları hedef alıyor. Kalemin ucu ile ekran arasında belirgin bir gecikme olmaması, çizim sırasında kullanıcıya kağıt üzerindeymiş hissi veriyor. “Kağıt benzeri deneyim”, burada tam anlamıyla kendini gösteriyor. Ayrıca kalem, ekran üzerinde kaymıyor, kontrollü ve dengeli bir sürtünme hissi sunuyor. Kalemin tepesindeki yeni nesil fonksiyon tuşu sayesinde uygulama içi kısa yollar atanabiliyor, bu da çizim ya da not alırken hız kazandırıyor. Öte yandan kalemin titreşimle geri bildirim vermesi de fiziksel bir yazım hissi yaratıyor.

Kalem sadece çizim için değil, aynı zamanda sunumlarda veya belge imzalama süreçlerinde de işlevsel bir araç haline geliyor. Örneğin Huawei Notlar uygulamasında, farklı kalem uçları ve vuruş stilleri arasında hızlıca geçiş yapılabiliyor. Bu da not alırken farklı başlıkları ya da önemli bölümleri görsel olarak ayırmayı kolaylaştırıyor. Ayrıca PDF belgeleri üzerine doğrudan el yazısı eklenebiliyor, metinlerin altı çizilebiliyor ya da açıklamalar yazılabiliyor. GoPaint uygulamasında ise katmanlı çizim desteği, farklı fırça stilleri ve renk geçişleri gibi detaylarla dijital sanatla uğraşanlar için ideal bir ortam yaratılıyor. Kalemin şarjı ise tabletin kenarına manyetik olarak tutturulduğunda otomatik olarak başlıyor. Bu da hem taşıma kolaylığı hem de şarj takibini ortadan kaldırıyor.
Huawei, Online Mağaza üzerinden yapılan satın almalarda Bluetooth Mouse’u da ücretsiz olarak veriyor. Bu da iyi haber. Daha önceden deneyimlediğimiz ve hâli hazırda elimizde bulunan bu mouse, bir tabletle kullanım konusunda gerçekten avantaj sağlıyor. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, aynı anda üç cihazı tanıtabilir ve altta yer alan düğmeyle hızlıca cihazlar arasında geçiş yapabilirsiniz. Üstelik kaydırma tekerleği de düzgün şekilde çalışıyor. MatePad 11.5 S’i gerçek bir dizüstü bilgisayara dönüştürmek isteyenler için Huawei Bluetooth Mouse biçilmiş kaftan.

MatePad 11.5 S’nin klavyeli kılıfı ve M-Pencil ikilisi, ayrıca ücretsiz olarak edinebileceğimiz Bluetooth Mouse, bu tableti sadece içerik tüketimi için kullanılan değil, içerik üreten bir cihaza dönüştürüyor. Klavye sayesinde ofis belgelerini, e-posta iletilerini ya da blog yazılarını kolaylıkla hazırlanabiliyorsunuz. M-Pencil ile yapılan çizimler, notlar ya da işaretlemeler ise kalem-kağıt alışkanlıklarını aratmayacak bir deneyim sunuyor. Üstelik tüm bu aksesuarlara ücretsiz sahip olma imkanı, toplam maliyeti de düşürüyor. Rakip markalarda benzer aksesuarlar için ekstra ödeme yapmak gerekirken Huawei, bu konuda kullanıcıyı memnun edecek bir adım atıyor. Cihazı sadece ekran ve donanım olarak değil, tüm aksesuar ekosistemiyle birlikte değerlendirmek gerekiyor. Bu açıdan bakıldığında, Huawei MatePad 11.5 S’nin sunduğu aksesuar deneyimi pazardaki benzer çözümlerden bir adım önde duruyor.
iPad Air veya Samsung Galaxy Tab S10 Lite gibi tabletlerde klavye ve kalem destekleri için ek maliyetin altına girmeniz gerekiyor. Ancak Huawei, MatePad 11.5 S’yi satın alanlara klavyeli kılıf, M-Pencil kalem ve Bluetooth Mouse gibi destekleyici tüm aksesuarlara ücretsiz sahip olma imkanı sunuyor. Bu da tabletin fiyat-performans oranını daha da yükseltiyor.
Sonuç
Huawei MatePad 11.5 S, birçok açıdan dengeli ve yetenekli bir tablet olarak öne çıkıyor. Özellikle ekran kalitesi, yazı yazma ve çizim deneyimiyle birleşince bu tablet, klasik içerik tüketim tabletlerinin birkaç adım önüne geçiyor. PaperMatte ekran, kağıt benzeri dokusu ve yansımaları azaltan yapısıyla sizi içine alacak bir görsel deneyim sunuyor. Netflix ve YouTube gibi platformlarda yararlanabileceğiniz yüksek çözünürlüklü video içerikleri, dört hoparlörlü ses sistemiyle desteklenince, cihaz adeta taşınabilir bir medya merkezine dönüşüyor. Ancak burada sadece eğlence değil, üretkenlik de ön planda. Çünkü Huawei, bu modelde yalnızca teknik donanımı değil, bütünsel bir deneyimi merkeze alıyor.

İşlemci ve RAM birleşimiyle gelen akıcılık, HarmonyOS’in sistem optimizasyonlarıyla desteklenince, MatePad 11.5 S günün her anında akıcı bir performans sunuyor. Uygulama geçişleri, çoklu pencere kullanımı, oyunlarda stabil kare hızları ve uzun pil ömrü sizi yarı yolda bırakmayacaktır. Üstelik bu performans, tasarruflu batarya kullanımıyla birlikte geliyor. Hızlı şarj desteği de gün içinde priz başında geçen süreyi minimuma indiriyor. Tabletin sunduğu akıcılık, uzun vadeli kullanımı da güvence altına alıyor. Bu da özellikle günün büyük bir bölümünü dışarıda hareket hâlinde geçiren çalışanlar ve yoğun dijital içerik tüketen kullanıcılar için önemli bir tercih sebebi haline geliyor.
Yazılım tarafında ise HarmonyOS 4.3’ün sunduğu sade ve güçlü yapı dikkat çekiyor. Google uygulamaları da bu cihazda eksiksiz şekilde çalışıyor; Gmail, YouTube, Gemini, Google Drive, Meet ve daha birçok servis hem yüklenebiliyor hem de tam senkronizasyonla çalışıyor. Bu detay, Android alışkanlıklarını sürdürmek isteyen kullanıcılar için oldukça kıymetli. AppGallery’nin zenginliği ve Petal Search ile alternatif uygulama kaynaklarına ulaşım da kullanıcı deneyimini destekliyor. Huawei Notlar, WPS Office, GoPaint gibi yüklü gelen üretkenlik uygulamalarıysa bu yazılım katmanının üzerine değer katan araçlar olarak öne çıkıyor. Klavyeli kılıf ve M-Pencil ile birlikte bu uygulamaların sunduğu deneyim daha da zenginleşiyor. Yazılım ve donanımın birbirine sorunsuz entegre olması, tabletin gerçek gücünü ortaya koyuyor.
Sonuçta Huawei MatePad 11.5 S, yalnızca bir donanım ürünü değil; aynı zamanda iyi düşünülmüş bir ekosistem sunuyor. Eğlence, üretkenlik, çizim, not alma, belge düzenleme gibi pek çok farklı kullanım senaryosuna başarıyla uyum sağlıyor. Tasarımı, ekran teknolojisi, ses kalitesi, pil ömrü ve yazılım gücüyle pazardaki diğer modellerle başa baş hatta bazı noktalarda öne çıkan bir konuma yerleşiyor. iPad Air ya da Galaxy Tab S10 Lite gibi rakiplerine göre hem maliyet avantajı sunuyor hem de aksesuar desteğiyle kullanım alanını genişletiyor. En önemlisi, bu cihazda Google deneyimiyle ilgili hiçbir eksiklik yaşanmıyor. Uzun lafın kısası, MatePad 11.5 S, kullanıcı dostu detayları ve eksiksiz dijital ekosistemiyle fazlasını arayanlara güçlü bir alternatif sunuyor.
BİLGİLENDİRME 1
İnceleme makalesinde yer alan ürün Huawei Türkiye tarafından ücretsiz olarak temin edilmiştir. Makalede, Huawei Türkiye katkılarıyla sunulan ücretli sponsorluk ve ürün desteği yer almaktadır.
BİLGİLENDİRME 2
Teknoblog’un satış ortaklıkları vardır. Bunlar, editoryal içeriği etkilemez, ancak Teknoblog, satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın alınan ürünler için komisyon kazanabilir.






























