Ferrari, uzun süredir beklenen elektrikli otomobil hamlesini resmileştirerek Luce adını verdiği ilk tamamen elektrikli modelini duyurdu. İtalyan üretici, içten yanmalı motorlarla özdeşleşmiş performans mirasını elektrikli mobiliteye taşımaya hazırlanırken, tasarım tarafında dikkat çekici bir iş birliğine imza attı. Apple’ın eski baş tasarımcısı Sir Jony Ive’ın kurucusu olduğu LoveFrom tasarım firması, Luce’nin geliştirme sürecinde Ferrari ile birlikte çalıştı. Yaklaşık beş yıl süren ortak tasarım çalışmasının ardından ortaya çıkan model, özellikle iç mekân detaylarıyla öne çıkıyor.
Ferrari tarafından yapılan açıklamaya göre Luce, başlangıçta “Ferrari Elettrica” adıyla anılıyordu. Ne var ki marka, elektrikli döneme geçişini simgeleyen yeni model için farklı bir isim tercih etti. Tasarım sürecinde LoveFrom’un katkısı, özellikle kabin mimarisinde açık biçimde hissediliyor. Metalik yüzeyler, yuvarlatılmış hatlar ve cam ile lüks materyallerin kesintisiz biçimde bir araya getirilmesi, Apple ürünlerinde görülen sade fakat rafine estetik anlayışını hatırlatıyor. Buna rağmen Ferrari, tamamen dijital bir kokpit yerine analog kontrolleri merkeze alan bir yaklaşımı benimsedi.
Ferrari Luce iç tasarımı: Analog ve dijital dengesi
Luce’nin direksiyon tasarımı, 1960’lı yılların üç kollu ahşap Nardi direksiyonundan ilham alıyor. Bununla birlikte kullanılan geri dönüştürülmüş alüminyum malzemenin bu model için özel olarak geliştirildiği belirtiliyor. Direksiyon üzerindeki buton yerleşimi Formula 1 araçlarını andırırken, marş anahtarında yer alan e-ink ekran dikkat çekiyor. Bu ekran, orta konsol ve gösterge paneliyle eş zamanlı biçimde aydınlanıyor.

Model, markanın direksiyon kolonuna monte edilmiş gösterge paneline sahip ilk aracı olma özelliğini taşıyor. Çift OLED ekranlı özel gösterge sistemi, üç ayrı kesit tasarımıyla farklı bir görsel kimlik sunuyor. Öte yandan kontrol panelinin bilyalı bir eklem üzerine yerleştirilmesi, sürücüye ergonomik bir kullanım sağlıyor. Gösterge grafiklerinde helikopter ve uçak kokpitlerinden esinlenilmiş olması da havacılık temalı bir tasarım dili oluşturuyor.
Vites kolu tarafında ise Corning Fusion5 cam kullanılıyor. Lazerle işlenmiş mikro delikler sayesinde arkadan aydınlatmalı grafikler elde ediliyor. Kabin genelinde çok sayıda fiziksel düğme, çevirmeli kontrol ve anahtar yer alıyor. Her ne kadar otomotiv sektöründe Mercedes-Benz ve BMW gibi üreticiler tamamen dijital panellere yönelmiş olsa da Ferrari, fiziksel geri bildirimi önceliklendiren bir yaklaşım sergiliyor. Buna rağmen tasarım, agresif ve karmaşık bir görünümden uzak durarak daha sakin bir minimalizm sunuyor.

Anahtar tasarımı da dikkat çekici detaylardan biri olarak öne çıkıyor. Metal çerçeveli ve parlak yüzeyli anahtar, küçük bir iPhone ya da iPod’u andıran formuyla Ive’ın tasarım çizgisini yansıtıyor. Bunun yanında kullanılan malzemelerin işçilik kalitesi, Ferrari’nin lüks segmentteki konumunu sürdürme amacını destekliyor.

Ferrari’nin elektrikli otomobil alanındaki bu adımı, küresel otomotiv sektöründeki dönüşümle paralel ilerliyor. Avrupa Birliği’nin 2035 sonrası içten yanmalı motor satışlarına yönelik düzenlemeleri ve Çin pazarındaki elektrikli araç büyümesi, markaları bu alana daha fazla yatırım yapmaya yöneltiyor. Öte yandan Porsche’nin iki elektrikli spor otomobil projesini iptal ettiği yönündeki iddialar, performans odaklı elektrikli modellerin geliştirme sürecinin zorluklarını ortaya koyuyor.
Luce’nin yıl içinde resmi olarak kullanıma sunulması bekleniyor. Modelin teknik özellikleri ve menzil verileri henüz açıklanmış değil. Buna rağmen Ferrari’nin hem tasarım hem de mühendislik açısından farklı bir çizgi izlediği görülüyor.
Teknoblog, teknoloji gündemini farklı platformlarda düzenli biçimde paylaşıyor. WhatsApp kanalında öne çıkan haberleri anlık olarak aktarıyor, Google Haberler üzerinden güncel içerikleri sunuyor, Instagram ve X hesaplarında dikkat çeken başlıkları özetliyor, YouTube kanalında ise ürün incelemeleri ve detaylı anlatımlarla içeriği tamamlıyor.








