BilimManşetler

Elon Musk’tan Ay’da dev mancınık planı: Uydular uzaya fırlatılacak

elon musk grok netflix spacex

Elon Musk, yapay zekâ ve uzay projelerini birleştiren sıra dışı bir fikirle yeniden gündemde. The New York Times’ın dinlediği bir şirket içi toplantı kaydına göre; Musk, xAI çalışanlarına Ay yüzeyinde bir yapay zekâ uydu fabrikası kurulması ve üretilen uyduların dev bir mancınık sistemiyle uzaya fırlatılması gerektiğini söyledi. Bu plan, Güneş enerjisiyle çalışan ve uzayın vakum ortamında soğutulan, yörüngede konumlandırılmış büyük ölçekli bir yapay zekâ “veri merkezi” vizyonunun parçası olarak dile getirildi. Ne var ki, bazı uzmanlar hem teknik uygulanabilirlik hem de maliyetler konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu vurguluyor.

Musk’ın açıklamalarına göre Ay’a yönelmek, gerekli yapay zekâ kapasitesine ulaşmak için zorunlu bir adım olarak görülüyor. Şirket içi toplantıda “Bu ölçekten bir zekânın ne düşüneceğini hayal etmek zor, fakat ortaya çıkışını görmek heyecan verici olacak” ifadelerini kullandığı aktarıldı. Buna rağmen, söz konusu sistemin nasıl inşa edileceği, hangi yörüngede konumlanacağı ya da finansman modelinin nasıl şekilleneceği konusunda ayrıntı paylaşılmadı. Ay’dan fırlatılacak uyduların Ay yörüngesinde mi kalacağı yoksa Dünya yörüngesine mi taşınacağı ise belirsizliğini koruyor.

Elon Musk tarafından hedeflenen şeyler gerçekçi mi?

Ay’ın yerçekimi Dünya’nın yaklaşık altıda biri düzeyinde olsa da, yörüngeye ulaşmak için gereken minimum kaçış hızı saatte yaklaşık 6.515 kilometre, yani ses hızının yaklaşık beş katı seviyesinde bulunuyor. Elektromanyetik raylı sistemler (railgun) teorik olarak Mach 8,8 hızlara erişebiliyor. Fakat bu tür bir sistemle fırlatılacak bir uydunun yaklaşık 10.000 g ve üzerindeki ivme kuvvetlerine dayanması gerekiyor. Bu ölçekteki mekanik stres, mevcut uydu tasarımlarının büyük bölümünde ciddi yapısal değişiklikler gerektirebilir. Bunun yanında Ay yüzeyinde böylesi bir altyapının kurulması, enerji üretimi, bakım ve insanlı görevlerle desteklenmesi gibi çok katmanlı lojistik süreçleri beraberinde getiriyor.

Her ne kadar Ay’da yerçekimi daha düşük olsa da, orada kalıcı bir tesis kurmak başlı başına karmaşık bir süreç olarak değerlendiriliyor. Öncelikle Ay yörüngesinde sürdürülebilir operasyonların sağlanması, ardından yüzeye iniş ve kalıcı üs inşası gerekiyor. Bunun yanında fabrika kurulumu, hammadde temini ve üretim hatlarının devreye alınması için çok sayıda insanlı ve insansız görev planlanmalı. Buna rağmen, insanlığın Ay’a son inişinin üzerinden 50 yılı aşkın süre geçtiği hatırlatılıyor. Ay’da koloni ya da sanayi ölçeğinde bir tesis kurulmuş değil.

Musk’ın önceliklerinde son dönemde bir değişim yaşandığı görülüyor. 2024’ün başlarında Mars’a doğrudan gidilmesi gerektiğini ve Ay’ın “dikkat dağıtıcı” olduğunu ifade etmişti. Buna rağmen daha yakın vadede Ay’da “kendi kendine büyüyen bir şehir” inşa etmenin daha ulaşılabilir bir hedef olduğunu dile getirdi. X platformunda yaptığı paylaşımda bu hedefin 10 yıldan kısa sürede gerçekleştirilebileceğini, Mars için ise 20 yılı aşan bir takvim gerektiğini belirtti. Yine de Musk’ın geçmişte verdiği takvimlerin çoğunun ertelendiği biliniyor. 2017’de Mars’a 2022’ye kadar kargo gönderileceğini açıklamıştı; oysa bu görevler için geliştirilen roket sistemi 2026 itibarıyla hâlâ test aşamasında.

Tüm bunlara ek olarak, yörüngede devasa bir yapay zekâ veri merkezi kurma fikri enerji verimliliği ve ısı yönetimi açısından teorik avantajlar sunsa da, uzay ortamında bakım, radyasyon koruması ve veri iletim gecikmeleri gibi konular çözüm bekliyor. Uzmanlar, Dünya yörüngesindeki mevcut uydu ağlarının bile karmaşık koordinasyon gerektirdiğini hatırlatıyor. Bu nedenle Ay merkezli bir üretim ve fırlatma zincirinin hayata geçirilmesi, yalnızca mühendislik değil aynı zamanda uluslararası uzay hukuku ve finansman boyutuyla da kapsamlı bir planlama gerektiriyor.

Elon Musk’ın vizyonu, uzay ve yapay zekâ teknolojilerini tek bir çerçevede buluşturuyor. Fakat teknik sınırlar, maliyetler ve zamanlama konusundaki belirsizlikler, bu planın yakın vadede uygulanabilirliği konusunda temkinli bir yaklaşımı beraberinde getiriyor. Uzay endüstrisinde son yıllarda hızlanan özel sektör yatırımları dikkate alındığında, Ay’a yönelik projelerin artması olası görünüyor; yine de önerilen ölçekte bir sistem için mevcut teknolojik kapasitenin önemli ölçüde geliştirilmesi gerekiyor.

Teknoblog, teknoloji gündemini farklı platformlarda düzenli biçimde paylaşıyor. WhatsApp kanalında öne çıkan haberleri anlık olarak aktarıyor, Google Haberler üzerinden güncel içerikleri sunuyor, Instagram ve X hesaplarında dikkat çeken başlıkları özetliyor, YouTube kanalında ise ürün incelemeleri ve detaylı anlatımlarla içeriği tamamlıyor.