ManşetlerUlaşım

Elektrikli otomobil pazarında tarihi değişim: BYD, Tesla’yı tahtından şndirdi

byd

Küresel otomotiv sektörü elektrikli araçlara yönelme sürecinde dikkat çekici bir eşiği daha geride bıraktı. 2025 yılı boyunca dünya genelinde toplam 20,53 milyon elektrikli araç satıldı. Bu kategori yalnızca bataryalı elektrikli otomobilleri değil; aynı zamanda plug-in hibrit (PHEV) ve hidrojen yakıt hücreli araçları da kapsıyor. Bir önceki yıla kıyasla yüzde 26 oranında artış anlamına gelen bu rakam, elektrikli mobiliteye yönelik talebin güçlü biçimde devam ettiğini gösteriyor. Bunun yanında sektör analistleri, son yıllarda görülen hızlı büyümenin artık daha dengeli bir seviyeye doğru ilerlediğine dikkat çekiyor. Buna rağmen, Tesla ve BYD gibi üreticiler hem yeni modeller hem de daha gelişmiş yazılım altyapılarıyla pazarda rekabeti artırmaya devam ediyor.

Araştırma şirketi TrendForce’un tahminlerine göre, elektrikli araç satışları 2026 yılında da artışını sürdürecek. Küresel satışların 23,4 milyon adet seviyesine ulaşması bekleniyor. Buna rağmen büyüme hızının yüzde 14 seviyesine gerileyeceği öngörülüyor. Bu yavaşlamanın en önemli nedenlerinden biri, bugüne kadar küresel talebin ana itici gücü olan Çin pazarındaki olgunlaşma süreci olarak değerlendiriliyor. Çin’de elektrikli araçlar artık ana akım haline gelirken, önceki yıllarda görülen hızlı genişleme temposu doğal olarak daha ılımlı bir seviyeye doğru ilerliyor.

BYD, Çin’de yavaşlayan büyümeye rağmen zirveye çıktı

Her ne kadar büyüme hızı bir miktar düşmüş olsa da Çin hâlâ dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı konumunda bulunuyor. 2025 yılında gerçekleşen satışların yaklaşık yüzde 66’sı Çin’de kaydedildi. Ülkenin büyüme oranı yüzde 24 seviyesinde gerçekleşti ve bu oran küresel ortalamanın biraz altında kaldı. Öte yandan Batı Avrupa pazarı 2025’te dikkat çekici bir performans sergiledi. Bölgedeki elektrikli araç satışları yaklaşık yüzde 30 artış göstererek 2022’den bu yana en güçlü büyüme dönemini yaşadı. Avrupa’da karbon emisyon hedefleri ve şehir içi kısıtlamalar bu artışta etkili faktörler arasında yer alıyor.

2025 yılı aynı zamanda sektör liderliği açısından önemli bir değişimi de beraberinde getirdi. Uzun süre bataryalı elektrikli araç satışlarında zirvede yer alan Tesla, ilk kez liderliği kaybetti. Çin merkezli otomobil üreticisi BYD, satışlarını yıl boyunca yüzde 25 artırarak küresel BEV pazarında birinci sıraya yükseldi. Tesla tarafında ise satışların yaklaşık yüzde 9 gerilemesi dikkat çekti. Analistler, Tesla’nın yeni veya güncellenmiş modeller konusunda sınırlı bir ürün yenileme temposu izlemesinin bu sonuçta etkili olduğunu belirtiyor.

Plug-in hibrit segmentinde ise BYD hâlâ açık ara liderliğini sürdürüyor. Şirketin bu kategorideki pazar payı yüzde 31,5 seviyesinde bulunuyor. Bununla birlikte BYD’nin plug-in hibrit satışlarında ilk kez sınırlı bir düşüş yaşandığı belirtiliyor. Öte yandan Çinli üretici Li Auto için 2025 yılı oldukça zorlu geçti. Daha önce ikinci sırada yer alan marka, satışlarının yüzde 30 düşmesi sonucu hibrit sıralamasında beşinci basamağa geriledi. Şirket bu duruma karşılık olarak araç içi yazılım ve sürüş sistemlerini geliştirmek amacıyla yapay zekâ yatırımlarını artırıyor.

Elektrikli araç pazarını etkileyen bir diğer unsur ise devlet teşviklerindeki değişimler. Çin hükümeti, araç satın alma desteklerinde yeni bir modele geçiyor. Daha önce sabit bir nakit teşvik uygulanırken, yeni sistemde araç fiyatına göre değişen oran bazlı destek kullanılacak. Bu durum özellikle düşük fiyatlı modellerde teşvik miktarının azalması anlamına gelebilir. ABD’de ise elektrikli araçlara yönelik federal teşvik programlarının sona ermesi pazarın geleceği açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Almanya tarafında ise teşviklerin yeniden yürürlüğe girmesi planlanıyor ve bu desteklerin aracın üretildiği ülkeye bakılmaksızın uygulanması öngörülüyor.

Elektrikli araç üretimi aynı zamanda giderek daha karmaşık hale geliyor. Modern EV modelleri yüksek işlem gücü ve geniş bellek kapasitesine ihtiyaç duyan gelişmiş yazılımlarla çalışıyor. Bu nedenle otomotiv üreticileri için yarı iletken çip tedariki kritik bir konu haline gelmiş durumda. Çiplerin araç maliyetindeki payı genellikle yüzde 1 ile yüzde 5 arasında değişse de tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar üretim süreçlerini ciddi biçimde etkileyebiliyor. Son yıllarda yaşanan küresel çip krizi bu durumun somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

📡 Teknoblog'u takip et Teknoloji gündemini kaçırmamak için 📰 Google Haberler'e ekle, 💬 WhatsApp kanalımıza katıl, ▶ YouTube'a abone ol, 📷 Instagram'da ve 𝕏 X'te bizi takip et.