OpenAI, henüz genel kullanıma sunulmayan gelişmiş bir yapay zekâ modeli tarafından üretilen ve uzun süredir çözülemeyen matematik problemlerine odaklanan geniş kapsamlı bir araştırma grubunu kamuoyuyla paylaştı. Şirketin yayımladığı veri seti 722 ayrı makale taslağından oluşurken, bunlar birbiriyle ilişkili çalışmaları bir araya getiren 372 sonuç ailesi altında sınıflandırılıyor. Matematik ve yapay zekâ alanındaki çalışmaların daha sorumlu biçimde duyurulmasını hedefleyen bağımsız AGMAI grubuna göre bu yayınların içinde yüzlerce açık soruya yönelik çözüm bulunuyor. OpenAI böylece son aylarda matematik alanında açıkladığı sonuçların kapsamını önemli ölçüde genişletmiş durumda. Buna rağmen çalışmaların akademik değerinin ve doğruluğunun kesin biçimde anlaşılması için bağımsız matematikçilerin ayrıntılı incelemelerinin tamamlanması gerekiyor.
Yeni sonuçların geleceği birkaç haftadır biliniyordu, fakat OpenAI şimdiye kadar hangi problemlerin çözüldüğünü ve çalışmaların hangi biçimde yayımlanacağını ayrıntılı olarak açıklamamıştı. Şirket eylül ayında kullandığı modelin matematiğin farklı alanlarında 100’den fazla uzun süredir açık olan problemi çözüme kavuşturduğunu belirtmişti. Şimdi yayımlanan belgeler yalnızca matematiksel sonuçları değil, modelin bazı akıl yürütme süreçlerine ilişkin özetleri, kullanılan hesaplama kaynaklarına yönelik tahminleri ve sistemin kaç problemi denediğine ilişkin istatistikleri de kapsıyor. OpenAI’ın verdiği bilgiye göre ortalama bir sonuç için kullanılan hesaplama miktarı, ChatGPT Pro’nun yaklaşık üç saat boyunca düşünme modunda çalışmasına denk geliyor. Bu bilgi özellikle yapay zekâ sistemlerinin bilimsel araştırmalarda ne kadar hesaplama gücüne ihtiyaç duyduğunu değerlendirmek açısından daha somut bir karşılaştırma sunuyor.
OpenAI matematik sonuçlarını GitHub üzerinden yayımlıyor
Sonuçların duyurulma biçimi de matematik çevrelerinde yürütülen tartışmalar nedeniyle dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Matematik ve Yapay Zekâ Danışma Grubu anlamına gelen AGMAI, eylül ayının sonlarında yayımladığı ilk tavsiye metninde yapay zekâ laboratuvarlarının matematiksel sonuçlarını mümkün olduğunca hızlı ve mevcut akademik kanallar üzerinden paylaşması gerektiğini belirtmişti. Grup bunun yanında kullanılan modelin adının, modele verilen istemlerin ve hesaplama maliyetlerinin de açık biçimde belirtilmesini öneriyor. AGMAI, yapay zekâ şirketlerinin matematiksel araştırma sonuçlarını modellerini tanıtmak için bir pazarlama aracına dönüştürmemesi gerektiğini de özellikle vurguluyor. Kuruluşa göre bilimsel sonuçların ürün tanıtımlarıyla iç içe sunulması, matematik topluluğu üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor ve araştırmaların değerlendirilmesini güçleştirebiliyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Beş banka verilerini paylaşmadan ortak yapay zekâ modeli eğitecek

Apple’ın yeni CEO’su tasarım stüdyosunda çok daha fazla zaman geçiriyor
Fitbit Edge sızıntısı yeni tasarımı ve pil süresini gösterdi

Yeni MacBook Pro çok daha hafif olabilir: Apple kasayı baştan ele alıyor

OpenAI güvenlik lideri şirketten ayrılıp yönetimi eleştirdi
OpenAI bu yayın için çalışmaların bir GitHub deposu üzerinden paylaşıldığını ve makalelerde yapılacak düzeltmeler ile atıfların nasıl ele alınacağına ilişkin protokoller oluşturulduğunu belirtiyor. Şirket aynı zamanda AGMAI tarafından ortaya konulan ilkelerle uyumlu olabilecek, topluluk tarafından yönetilen başka yayın yöntemlerini de değerlendirdiğini ifade ediyor. Gelecekte yapılacak benzer yayınlarda kaynak gösterme biçiminin, matematiksel anlatımın ve çalışmaların genel sunumunun iyileştirilmesi de hedefleniyor. Bu yaklaşım, yüzlerce çalışmanın aynı anda paylaşılması nedeniyle özellikle önemli hale geliyor; çünkü sonuçların yalnızca doğru olması değil, başka araştırmacılar tarafından anlaşılabilir ve denetlenebilir biçimde sunulması da gerekiyor. Buna ek olarak makalelerin zaman içinde güncellenebilmesi, hataların tespit edilmesi veya önceki çalışmalarla bağlantıların daha açık kurulması bakımından GitHub tabanlı yönteme belirli bir esneklik kazandırıyor.
Yayımlanan sonuçların matematik dünyasında nasıl karşılanacağı ise kısa sürede kesinleşecek bir konu değil. Matematikçiler her bir kanıtı, kullanılan varsayımları ve sonuçların mevcut literatürle ilişkisini ayrı ayrı değerlendirmek zorunda olacak. Üstelik OpenAI bu alanda çalışan tek şirket değil; Anthropic gibi diğer yapay zekâ laboratuvarları da son dönemde matematik araştırmalarına yönelik sonuçlar açıklıyor. Bu çalışmalar arasında, matematiğin en tanınmış açık problemlerini kapsayan Millennium Prize problemleriyle bağlantılı araştırmalar da bulunuyor. Dolayısıyla yapay zekâ sistemlerinin yalnızca bilinen yöntemleri uygulayan araçlar olmaktan çıkıp özgün matematiksel sonuçlar üretebildiği iddiası, bağımsız doğrulama süreçlerinin önemini daha da artırıyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları





REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Yapay zekâ laboratuvarlarının matematiğe hızlı biçimde yönelmesi bunun yanında araştırma etiği, akademik yayın düzeni ve atıf uygulamaları üzerine daha geniş bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Özellikle modellerin yeni sonuçlar üretirken daha önce yayımlanmış insan çalışmalarından nasıl yararlandığı ve bu çalışmaların sahiplerine ne ölçüde kredi verilmesi gerektiği henüz ortak kurallara bağlanmış değil. Bir başka tartışma da şirketlerin güçlü modeller hakkında bilgi verirken bilimsel sonuçlarla ticari iletişim arasındaki sınırı nasıl koruyacağı üzerinde yoğunlaşıyor. AGMAI’nin önerileri bu nedenle yalnızca OpenAI’nin son yayınını değil, benzer sistemler geliştiren diğer kuruluşların gelecekteki uygulamalarını da ilgilendiriyor. OpenAI’ın 722 çalışmalık yeni paketi teknik açıdan dikkat çekici bir ölçeğe ulaşmış olsa da bu sonuçların kalıcı bilimsel katkıya dönüşüp dönüşmediğini belirleyecek temel unsur, matematik topluluğunun gerçekleştireceği bağımsız doğrulama ve değerlendirme süreci olacak.


