Instagram yöneticisi Adam Mosseri, gönderileri yalnızca zamana göre sıralayan bir ana akışın ortalama kullanıcı için daha kötü sonuç verdiğini savundu. The Guardian’ın aktardığı açıklamaya göre şirketin testlerinde kronolojik düzene geçen kullanıcıların uygulamada geçirdiği süre ve etkileşim yaklaşık yarıya düşüyor. Mosseri, algoritma olmadığında akışın markalar ile yayıncıların sık gönderileriyle dolduğunu, arkadaşlardan gelen daha seyrek paylaşımların ise kolayca geride kaldığını söylüyor. Açıklama, sosyal platformlara algoritmasız seçenek sunma zorunluluğu getirilmesini tartışan Avustralya’daki görüşmeler sırasında yapıldı. Bu tartışma, platformların varsayılan tercihlerini yeniden gündemin merkezine taşıyor.
Mosseri’nin savı, kronolojik akışın tarafsız bir liste olduğu düşüncesine itiraz ediyor. Çok paylaşım yapan hesaplar zaman sıralamasında doğal olarak daha fazla yer kaplıyor. Buna karşılık Instagram’ın öneri sistemi, kullanıcının geçmiş davranışlarına bakarak daha ilgili olduğunu düşündüğü içerikleri öne çıkarıyor. Ne var ki bu yaklaşım da platformun hangi içeriği neden gösterdiği konusunda şeffaflık tartışmasını büyütüyor.
Instagram, Avustralya’daki kullanıcılarına takip edilen hesapları kronolojik sırayla görme seçeneğini zaten sunuyor. Bununla birlikte şirket bu seçeneğin düşük bilinirliğe sahip olduğunu kabul ediyor. Kullanıcı akışın üst bölümündeki Instagram adına dokunup “Takip” görünümünü seçebiliyor. Bu görünüm önerilen hesapları azaltıyor, ancak uygulama yeniden açıldığında varsayılan sıralamaya dönülebiliyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Şirketin ölçtüğü kullanım süresi, kullanıcı memnuniyetiyle aynı şey değil. Daha kısa oturum, kronolojik akışın aranan gönderiye daha hızlı ulaştırdığını da gösterebilir. Öte yandan daha az beğeni, yorum ve izleme süresi Instagram’ın reklam geliri açısından doğrudan kayıp anlamına geliyor. Bu nedenle düzenleyiciler, platformun ticari çıkarı ile kullanıcının seçim hakkı arasındaki farkı ayrıca inceliyor.
Algoritmasız seçenek zaten var, ancak az kullanılıyor
Algoritmik sıralama savunucuları, yüzlerce hesabı takip eden bir kişinin tüm gönderileri görmesinin pratik olmadığını belirtiyor. Sistem bu yoğunluğu azaltıp yakın arkadaşlar, ilgi alanları ve güncel davranış üzerinden bir seçki hazırlıyor. Buna karşılık eleştiriler, aynı sistemin kullanıcıyı daha uzun süre tutan tartışmalı ya da tekrar eden içerikleri gereğinden fazla öne çıkarabileceğini söylüyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları

REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Avustralya’daki tartışma yalnızca Instagram’ı ilgilendirmiyor. Yasa koyucular sosyal platformların kişiselleştirme sistemlerinden çıkışı kolaylaştırmasını ve varsayılan seçenekleri açık biçimde göstermesini istiyor. Böyle bir yükümlülük yaygınlaşırsa Meta, kronolojik akışı daha görünür hâle getirmek zorunda kalabilir. Ayrıca kullanıcıların seçimlerini her oturumda yeniden yapmak yerine kalıcı olarak saklamak da gündeme gelebilir.
Mosseri’nin açıklaması, Instagram’ın kronolojik seçeneği kaldıracağı anlamına gelmiyor. Şirket şimdilik algoritmik ana akışın daha yararlı olduğunu savunurken alternatif görünümü koruyor. Kullanıcı açısından en somut bilgi şu: Takip edilen hesapları tarih sırasıyla görmek hâlen mümkün, fakat bu seçenek varsayılan değil. Tartışmanın yönünü önümüzdeki dönemde düzenleyici kararlar ve gerçek kullanıcı tercihleri belirleyecek.










