Apple CEO’su John Ternus, WIRED’a verdiği söyleşide yapay zekayı kendi başına bir amaç olarak görmediklerini anlattı. Ternus’a göre belirleyici olan, kullanıcıların sevdiği ve hayatlarını iyileştiren ürünler geliştirmek. Mesaj, şirketin yapay zeka özelliklerini hangi ölçütle değerlendirdiğine odaklanıyor.
Buradaki ürün odaklı yaklaşımı, Apple’ın mevcut teknik belgeleriyle birlikte okumak mümkün. Bir özelliğin hangi modelle çalıştığı kadar, günlük işin hangi bölümünü kolaylaştırdığı ve kişisel veriyi nasıl işlediği de kullanıcı deneyimini değiştiriyor. Bu, yeni bir donanım veya özellik duyurusundan ayrı bir değerlendirme.
Apple’ın resmî yönetici profili, Ternus’un 2001’de ürün tasarımı ekibine katıldığını gösteriyor. 2013’te donanım mühendisliği başkan yardımcılığına, 2021’de kıdemli başkan yardımcılığına yükseldi. iPad ve AirPods gibi ürün ailelerinin yanında iPhone, Mac ve Apple Watch nesillerinin donanım çalışmalarında görev aldı. Bu geçmiş, ürün geliştirmeye yaptığı vurgunun kurumsal arka planını oluşturuyor.
CEO değişimi ise 1 Eylül’de gerçekleşti. Apple, nisanda duyurduğu geçiş planıyla Tim Cook’un icracı yönetim kurulu başkanlığına, Ternus’un CEO görevine geçeceğini açıklamıştı. Dolayısıyla yeni açıklamayı göreve atama haberi olarak okumamak gerekiyor. Bugünün konusu, eylülden beri şirketi yöneten ismin yapay zeka konusundaki önceliği.
Apple’ın mevcut belgeleri cihaz ve bulut arasında ayrım yapıyor
Apple Intelligence gizlilik açıklaması, e-posta ve notları yeniden yazma, kaçırılmış mesajları özetleme, fotoğraf düzenleme ve Siri ile işlem yapma gibi kullanım alanlarını sıralıyor. Bunlar soyut model puanlarından farklı, kullanıcının belirli bir işi tamamlamasına yönelik örnekler. Şirket bu deneyimleri kişisel bilgilere göre uyarlayabildiğini belirtiyor.
Bunun yanında bütün işlemler aynı yerde yürütülmüyor. Apple, birçok durumda modellerin cihaz üzerinde çalıştığını, daha fazla hesaplama isteyen taleplerin ise Private Cloud Compute sistemine gönderilebildiğini söylüyor. Bulutta işlenen verilerin yalnızca isteği yerine getirmek için kullanıldığını ve işlem sonrasında saklanmadığını belirtiyor. Bunlar şirketin sistem tasarımına ilişkin açıklamaları.
Teknik altyapı tek bir modelden de oluşmuyor. Apple’ın haziranda yayımladığı üçüncü nesil model belgesi, cihaz üstü ve sunucu tarafı modelleri birlikte anlatıyor. Metin, modellerin Google ile iş birliği içinde geliştirildiğini belirtiyor. Farklı işlerin farklı hesaplama kaynaklarına yönelmesi, ürün ile model arasında bire bir ilişki bulunmadığını gösteriyor.
Gizlilik tercihlerinin izlenebilmesi de bu çerçevenin bir parçası. Apple’ın belgesine göre kullanıcılar Apple Intelligence ve PCC raporlamasını açarak cihaz dışına gönderilen istekleri inceleyebiliyor. Bu araç, yalnızca bir pazarlama ifadesine bakmak yerine veri işlemenin belirli bir yönünü görmeye yardımcı oluyor.
Ternus’un mesajının kullanıcı açısından karşılığı, yeni özellikleri somut işlevleri üzerinden değerlendirmek olacak. Bir özetin doğruluğu, düzenleme aracının ne kadar kontrol verdiği ve verinin hangi sistemde işlendiği bu değerlendirmede ayrı sorular. Söyleşi yeni bir ürün takvimi vermiyor, bu nedenle açıklamadan belirli bir iPhone veya Mac özelliğinin çıkış tarihini çıkarmak mümkün değil.
Günün Öne Çıkan Fırsatları







