Sodyum iyon bataryalarda lider üreticiler, hücre başına maliyette lityum demir fosfatı 2026 sonuna doğru yakalayabilir. Wood Mackenzie’nin 5 Kasım tarihli araştırması, sodyum iyon teknolojisi için dünya genelinde 70 GWh’yi aşan tedarik anlaşmalarına işaret ediyor. CATL’in Avrupa’daki sodyum iyon projeleri de bu kimyanın otomobillerin yanında sabit enerji depolamada alıcı bulduğunu gösteriyor.
Raporda maliyet açısından üç farklı düzey bulunuyor. Hücre, enerjiyi depolayan temel bileşen. Modül birden fazla hücreyi bir araya getirirken sistem düzeyinde güç dönüşümü, yönetim ve diğer ekipman da hesaba giriyor. Araştırma hücre düzeyindeki olası eşitliği 2026 sonuna, modül ve sistem düzeyindekini ise 2030 sonrasına yerleştiriyor. Dolayısıyla ilk tarihin yaklaşması, bugün kurulacak bir depolama projesinde iki seçeneğin aynı yatırım bedeline sahip olacağı anlamını taşımıyor.
Bunun yanında 70 GWh’lik rakam üretim hattından çıkan bataryaların kapasitesini ölçmüyor. Rapor, bu sayıyı şirketlerin yaptığı tedarik anlaşmalarını toplamak için kullanıyor. Teslimatların hangi takvimde gerçekleşeceği, sözleşmelerin kapsadığı projelere bağlı. Bu ayrım, duyurulan anlaşma hacmiyle mevcut üretim hacmini karşılaştırırken önem taşıyor.
Wood Mackenzie’nin çalışması Çin, ABD, Almanya ve Hindistan’ı kapsıyor. Farklı pazarları ele alan araştırma, sodyum iyon hücrelerin tedarik çeşitliliği ve düşük sıcaklıklardaki performansı üzerinde de duruyor. Ancak hücre maliyetine ilişkin öngörü sektörün tamamına ait bir ortalamayı ifade etmiyor. Araştırma, pazardaki öncü üreticilerin LFP ile aradaki farkı kapatabileceğini söylüyor.
Sistem maliyetinde denge daha geç oluşuyor
Depolama yatırımlarında ilk alım maliyetiyle sistemin çalışma ömrüne yayılan toplam maliyet de farklı sonuçlar veriyor. Araştırmanın incelediği senaryoda sodyum iyon seçeneği daha yüksek başlangıç maliyetine rağmen 20 yıllık dönemde daha düşük toplam maliyet gösterebiliyor. Bu hesap belirli varsayımlar üzerinden ilerliyor ve her tesis ya da her kullanım şekli için aynı sonuca işaret etmiyor.
Öte yandan araç bataryasında ağırlık ve hacim, sabit bir enerji depolama tesisine göre farklı öncelikler taşıyor. Bir tedarik anlaşmasının şebeke depolamasına yönelik olması, aynı hücrelerin yakın zamanda bir binek otomobilde satışa çıkacağını göstermiyor. Kasım araştırmasının somut bulgusu, sodyum iyon bataryaların ticari tedarik sözleşmelerine girmiş olması ve ilk maliyet yakınlaşmasının hücre düzeyinde beklenmesi.
Günün Öne Çıkan Fırsatları






