Yapay zekâ odaklı bilgisayarlar söz konusu olduğunda genellikle NVIDIA’nın yüksek performanslı DGX Spark gibi sistemleri akla geliyor. Yerel olarak büyük dil modellerini çalıştırabilecek düzeyde güçlü donanım barındıran bu tür cihazlar oldukça pahalı ve daha çok kurumsal kullanım için tasarlanmış durumda. Buna karşın Rabbit, üzerinde çalıştığı Project Cyberdeck adlı yeni cihazla farklı bir yaklaşım benimsemeyi hedefliyor. Şirketin amacı yüksek maliyetli bir yapay zekâ iş istasyonu üretmek değil; bunun yerine geliştiricilerin hareket halindeyken kod yazabilmesine odaklanan kompakt bir bilgisayar sunmak.
Rabbit CEO’su Jesse Lyu’ya göre proje fikri, şirket içindeki yazılım mühendislerinin Claude Code aracını yoğun biçimde kullanmasıyla ortaya çıktı. Lyu, geliştiricilerin komut satırı üzerinden çalışabilecekleri, küçük boyutlu ve kolay taşınabilir bir bilgisayarın bu kullanım senaryosuna uygun olacağını düşünmeye başladı. Ancak çevrimiçi mağazalarda böyle bir cihaz aradığında beklentilerini karşılayan bir model bulmakta zorlandı. Özellikle uygun fiyatlı dizüstü bilgisayarların çoğunda kullanılan kauçuk kubbe klavyelerin uzun süreli yazım için yeterince konforlu olmadığını dile getirdi. Bu nedenle Rabbit, kendi donanımını tasarlama fikrine yöneldi.
Rabbit ekibi tasarım konusunda ilham almak için alışılmadık bir kaynağa yöneldi: Sony Vaio P. 2009 yılında piyasaya çıkan ve yaklaşık iki yıl satışta kalan Vaio P, yalnızca 1,4 pound ağırlığıyla dönemin en hafif netbook modellerinden biri olarak dikkat çekmişti. Bununla birlikte cihazın yüksek fiyatı ve bazı performans sorunları kullanıcılar arasında tartışma yaratmıştı. O dönemde yaklaşık 900 dolarlık fiyat etiketi bulunan Vaio P, benzer Atom tabanlı dizüstü bilgisayarlardan oldukça pahalıydı. Rabbit ise Cyberdeck’in yaklaşık 500 dolar civarında bir fiyatla sunulmasını hedefliyor.
Rabbit Cyberdeck: Taşınabilir geliştirici bilgisayarı hedefi
Project Cyberdeck henüz erken geliştirme aşamasında bulunuyor. Şirket tarafından kamuoyuyla paylaşılmış nihai bir tasarım yok; buna rağmen bazı erken konsept görselleri incelendiğinde cihazın Rabbit R1, Sony Vaio P ve Nintendo DS tasarım çizgilerinin birleşimini andırdığı belirtiliyor. Görsellerde dört adet USB-C bağlantı noktası yer alıyor. Bu bağlantıların harici monitörler ve çevre birimleri için kullanılabilmesi planlanıyor, fakat nihai giriş-çıkış özellikleri henüz kesinleşmiş değil.
Donanım tarafında en önemli karar noktalarından biri işlemci seçimi olacak. Rabbit, performans açısından Raspberry Pi 5 seviyesinde bir referans hedefliyor. Raspberry Pi 5’te yer alan Broadcom BCM2712 işlemci, dört çekirdekli Arm Cortex-A76 mimarisi ve 2.4 GHz saat hızına sahip. 16 GB RAM ile iki harici monitörü destekleyebilen bu platform, Cyberdeck için belirlenen performans çıtasını temsil ediyor. Böylece cihazın, Anthropic veya OpenAI gibi servislerle iletişim kurarken yavaş hissettirmeyecek kadar güçlü olması amaçlanıyor.
Cihazın işletim sistemi tarafında Linux tercih edilecek. Kullanıcıların işletim sistemini özelleştirmesine ve üçüncü taraf araçları kurmasına izin verilmesi planlanıyor. Bunun yanında RabbitOS için geliştirilen yazılım özelliklerinin de komut satırı üzerinden erişilebilir olması bekleniyor. Bu yaklaşım, özellikle terminal tabanlı geliştirme araçlarını tercih eden yazılımcılara hitap ediyor.
Donanım tasarımında öne çıkan iki unsur ise klavye ve ekran. Lyu’nun planına göre Cyberdeck, yüzde 40 boyutunda mekanik klavyeye sahip olacak. Düşük profilli mekanik anahtarların kullanılacağı ve PCB’nin tamamen hot-swap destekli olacağı belirtiliyor. Böylece kullanıcılar klavye anahtarlarını kolayca değiştirerek yazım hissini kişiselleştirebilecek. Ekran tarafında ise yaklaşık 7 inç büyüklüğünde OLED panel hedefleniyor. Test edilen örnek panelin 165 Hz yenileme hızı, dokunmatik destek ve 815 nit parlaklık sunduğu ifade ediliyor.
OLED ekran tercihi yalnızca görüntü kalitesi için değil, enerji verimliliği açısından da önemli görülüyor. OLED panellerde siyah renk üretmek için piksel tamamen kapatıldığından arka aydınlatma gerekmiyor. Bu sayede özellikle karanlık arayüzlerde daha düşük enerji tüketimi mümkün oluyor. Rabbit, cihazın yazılım arayüzünü ilk günden itibaren karanlık modla sunmayı planlıyor.
Bellek kapasitesi ise henüz netleşmiş değil. Yüksek bant genişlikli bellek talebinin veri merkezleri nedeniyle artması, bilgisayar ve akıllı telefon bileşenlerinin maliyetini yükseltmiş durumda. Bu durum Cyberdeck’in nihai RAM kapasitesini etkileyebilir. Yine de şirket, projenin 2026 yılı içinde tamamlanabileceğini düşünüyor.
Teknoloji dünyasının gündemini Teknoblog'un bültenleriyle takip edin.







