Meta’nın kişisel yapay zekâ ajanı Muse ile açık kaynaklı OpenClaw arasındaki dikkat çekici benzerlikler bir süredir kullanıcılar arasında tartışılıyordu. Muse’u erken dönemde deneyen bazı kullanıcılar, uygulamanın OpenClaw’ın daha geniş kitlelere yönelik ve kullanımı kolaylaştırılmış bir sürümü olabileceğini öne sürüyordu. Meta Superintelligence Labs ürün yöneticisi Nat Friedman’ın yaptığı açıklama, bu karşılaştırmaların tamamen temelsiz olmadığını ortaya koydu. Friedman, Muse’un ürün olarak OpenClaw’dan “kesinlikle yoğun biçimde esinlendiğini” söyledi. Buna rağmen Meta yöneticisi, Muse’un doğrudan OpenClaw kodları üzerine kurulmadığını ve sistemin şirket içinde sıfırdan geliştirildiğini özellikle belirtti.
Eski GitHub CEO’su olan Friedman, geçen yıl Meta’ya katılmış ve şirketin yapay zekâ çalışmalarında Alexandr Wang ile birlikte öne çıkan isimlerden biri hâline gelmişti. Friedman’a göre Meta’daki ekip, OpenClaw’ı kullandıktan sonra projeden oldukça etkilenmişti. Hatta Friedman, ocak ayında OpenClaw’ı deneyimledikten sonra Meta Superintelligence Labs ekibi için yüzlerce Mac mini satın aldığını ve ekipteki birçok kişinin OpenClaw ile diğer kişisel yapay zekâ ajanlarını düzenli olarak kullanmaya başladığını anlattı. Bu deneyim, Meta’nın Muse için belirlediği ürün yaklaşımını da doğrudan etkiledi. Şirketin amacı, OpenClaw’a benzer işlevler sunan fakat güvenlik, kullanım kolaylığı ve çok geniş ölçeklerde dağıtım gibi konulara daha fazla odaklanan bir ürün geliştirmekti.
Muse ve OpenClaw arasındaki dosya benzerlikleri tartışmayı büyüttü
Tartışmanın yeniden gündeme gelmesinde, yapay zekâ uygulaması kurucu ortaklarından Ansh Nanda’nın X üzerinde paylaştığı gönderi etkili oldu. Nanda, Muse’u “normal kullanıcılar için OpenClaw” şeklinde tanımlarken, uygulamayla gerçekleştirdiği bir konuşmanın ekran görüntülerini de paylaştı. Bu konuşmada Muse, kendi sistem dosyalarıyla OpenClaw’a ait dosyalar arasındaki benzerliğin yalnızca tesadüf olmadığını, iki yapı arasında doğrudan bir eşleşme bulunduğunu ifade ediyordu. Gönderinin yayılmasının ardından başka kullanıcılar da iki yapay zekâ aracının çalışma alanı ve yapılandırma dosyalarını karşılaştırmaya başladı. Böylece benzerlik tartışması yalnızca genel ürün yaklaşımından çıkarak, dosya adları ve içerik seviyesine kadar uzandı.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Karşılaştırmalarda özellikle SOUL.md adlı dosya dikkat çekti. Markdown biçiminde hazırlanan bu düz metin dosyası, bir yapay zekâ ajanının kişiliğini, konuşma biçimini, tonunu, değerlerini, davranış sınırlarını ve uzmanlık alanlarını tanımlamak için kullanılabiliyor. Kullanıcıların tespitlerine göre Muse ile OpenClaw yalnızca aynı dosya adını kullanmakla kalmıyor, dosyanın içeriğinde de oldukça yakın ifadeler barındırıyordu. Bazı kullanıcılar, iki sistemde yer alan başka çalışma alanı dosyalarının adlarının da birebir aynı olduğunu ileri sürdü. Friedman ise bu iddiaları reddetmek yerine, OpenClaw’ın geliştiricisi Peter Steinberger’in söz konusu yapı konusunda doğru kararlar verdiğini düşündüklerini söyledi.
Friedman’ın açıklaması, Muse’un teknik olarak OpenClaw’ın yeniden paketlenmiş bir sürümü olmadığı yönündeki Meta tezini korurken, ürün tasarımındaki etkinin beklenenden daha doğrudan olduğunu da gösteriyor. OpenClaw’ın açık kaynaklı olması, başka geliştiricilerin projenin yaklaşımından veya dosya düzeninden yararlanmasını teknik açıdan olağan hâle getiriyor. Bununla birlikte dosya adlarının ve bazı yapılandırma içeriklerinin birbirine bu kadar yakın olması, Muse’un nasıl geliştirildiği konusunda kullanıcıların daha ayrıntılı sorular sormasına yol açtı. Friedman da OpenClaw’ın temel çalışma sistemini “öncü” olarak nitelendirirken, Steinberger’in geliştirdiği yaklaşımın yalnızca Meta ekibini değil başka yapay zekâ geliştiricilerini de etkilediğini savundu. Meta tarafındaki açıklamalar bu nedenle iki ürün arasında kod tabanı açısından değil, ürün tasarımı ve ajan mimarisi yaklaşımı bakımından güçlü bir bağlantı bulunduğunu ortaya koyuyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları

REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Muse’un kullanıcı tarafındaki ilk performansı da Meta’nın ürüne yönelik beklentilerini destekleyen işaretler veriyor. Kaynakta aktarılan verilere göre uygulama kısa süre önce ABD App Store’da birinci sıraya yükseldi. Aynı veriler, kullanılabildiği platformlar ve pazar koşulları doğrudan karşılaştırıldığında Muse’un ilk dönem büyüme hızının ChatGPT’nin kullanıma sunulduğu dönemdeki performansını aşabildiğine işaret ediyor. Bununla birlikte iki ürünün farklı dönemlerde, farklı rekabet koşullarında ve farklı kullanıcı beklentileriyle pazara girdiğini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Muse’un uzun vadeli başarısını ise ilk indirme rakamlarından çok, Meta’nın OpenClaw’dan aldığı fikirleri güvenli, tutarlı ve geniş kitlelerin günlük olarak kullanabileceği bir yapay zekâ ajanına ne ölçüde dönüştürebileceği belirleyecek.











