Matthew McConaughey ve Woody Harrelson, yıllar sonra bu kez geçtiğimiz hafta itibarıyla Türkiye’de erişime açılan Apple TV için hazırlanan yeni komedi dizisi “Brothers” ile aynı yapımda buluştu. Dizinin ilk iki bölümü Apple TV abonelerinin erişimine açılırken, sezonun kalan bölümleri haftalık yayın takvimiyle izleyici karşısına çıkacak. İkilinin daha önce “True Detective” dizisinde birlikte sergilediği performans, yeni yapımın dikkat çeken taraflarından birini oluşturuyor. Fakat “Brothers”, iki oyuncunun önceki ortak çalışmalarından farklı olarak gerçek hayattaki arkadaşlıklarından ve uzun süredir konuşulan akrabalık söylentisinden beslenen daha hafif bir hikâyeye odaklanıyor. Yapım, McConaughey ile Harrelson’ın gerçekte üvey kardeş olabilecekleri yönündeki yıllardır gündeme gelen iddiayı kurmaca bir komedi anlatısının merkezine yerleştiriyor.
Apple, “Brothers” projesini geçtiğimiz haziran ayında duyurmuştu. Dizinin yürütücülüğünü “The Office” ve “Jury Duty” gibi yapımlarla tanınan Lee Eisenberg üstlenirken, McConaughey ve Harrelson da başrol görevlerinin yanında yürütücü yapımcılar arasında yer alıyor. Yapım ekibinde birden fazla yürütücü yapımcı bulunması, dizinin yıldız oyuncularının yaratıcı süreçte de söz sahibi olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte dizinin temel yaklaşımı, oyuncuların gerçek kimlikleriyle tamamen kurmaca karakterler arasında bilinçli biçimde bulanık bir alan oluşturuyor. Böylece “Brothers”, klasik arkadaşlık komedisi yapısına magazin dünyasında uzun zamandır dolaşan gerçek bir söylentiyi de dahil ediyor.
Brothers dizisinin hikâyesi gerçek hayattaki söylentiden besleniyor
Dizide McConaughey ve Harrelson, kendilerinin kurgulanmış versiyonlarını canlandırıyor. Hikâye, Woody’nin kızının düğününün beklenmedik biçimde dağılmasıyla başlıyor ve Harrelson ailesini de yanına alarak Austin’de bulunan Matthew’nun çiftliğine yerleşiyor. Başlangıçta aile için sakinleşme ve toparlanma fırsatı gibi görünen bu konaklama, Matthew’nun annesi Ma Mac’in yıllardır saklanan bir sırrı ağzından kaçırmasıyla bambaşka bir hâl alıyor. Holland Taylor’ın canlandırdığı Ma Mac, iki yakın arkadaşın aslında kardeş olabileceğini istemeden ortaya çıkarınca Woody gerçeği öğrenmek için çiftliğin düzenini altüst etmeye başlıyor. Bu gelişme, dizinin hem aile ilişkilerini hem de yıllardır süren dostluğu sorgulayan ana çatışmasını oluşturuyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Matthew cephesinde ise hikâye yalnızca olası kardeşlik meselesiyle sınırlı kalmıyor. Karakter aynı zamanda Teksas Valiliği için aday olma ihtimaliyle ilgilenirken, kişisel kimliği ve kamuoyu önündeki konumu arasında ayrı bir gerilim yaşıyor. Bunun yanı sıra Woody’nin gerçeği bulmak için giderek daha fazla çaba göstermesi, çiftlikteki gündelik hayatı da karmaşıklaştırıyor. Dizi bu iki hattı birleştirerek arkadaşlık, aile, şöhret ve kamuoyunda oluşan kişisel mitlerin gerçek hayatla nasıl iç içe geçebildiğine odaklanıyor. Kurmaca ile gerçek arasındaki bu geçiş, “Brothers”ı oyuncuların kendi isimlerini kullandığı geleneksel ünlü komedilerinden ayıran temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
“Brothers”, her iki oyuncunun da Apple TV ile ikinci çalışması niteliğinde. Matthew McConaughey daha önce Apple Original Film kapsamında hazırlanan “The Lost Bus”ta yer alırken, Woody Harrelson ise “Fly Me to the Moon” filminde Moe Berkus karakterini canlandırmıştı. Yeni dizi, iki oyuncunun platformla ilişkisini bu kez uzun soluklu bir televizyon projesine taşıyor. Öte yandan sekiz bölümden oluşacak ilk sezonun yeni bölümleri her çarşamba yayınlanacak ve sezon takvimi 4 Kasım’a kadar devam edecek. İlk iki bölümün aynı anda sunulması da izleyicilere dizinin tonunu ve ana çatışmasını tek bölüm yerine daha geniş bir başlangıçla değerlendirme imkânı veriyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları

REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Dizinin en dikkat çekici yönü, McConaughey ile Harrelson arasındaki gerçek arkadaşlığın doğrudan hikâyenin malzemesine dönüştürülmesi. Bu yaklaşım, iki oyuncunun ekrandaki doğal uyumundan faydalanma potansiyeli taşırken, anlatının yalnızca ünlü isimlerin kişisel hikâyelerine dayanması hâlinde kendini tekrar etme riski de barındırıyor. Buna rağmen aile sırrı, valilik ihtimali ve çiftlikte geçen komedi unsurları, dizinin tek bir espri fikrine bağlı kalmamasını sağlayabilecek farklı anlatı alanları sunuyor. Sekiz bölümlük görece kısa sezon yapısı da hikâyenin gereksiz biçimde uzatılmadan ilerlemesine yardımcı olabilir. “Brothers”, bu yönleriyle iki tanınmış oyuncunun geçmişteki ekran ortaklığını daha kişisel, daha kurmaca ve belirgin biçimde komediye yaslanan bir formatta yeniden bir araya getiriyor.









