Londra Doğa Tarihi Müzesi’nin 1924’te koleksiyonuna kattığı bir fosil, dinozorların geçmişine yeni bir tür ekledi. Araştırmacılar, Royal Society Open Science’ta yayımladıkları çalışmada kafatasının arka bölümünü Invictibellatrix amberina adıyla tanımladı. Çalışma, Avrupa’dan bilinen ilk megaraptor örneğini ortaya koyuyor.
Fosil, İngiltere’nin Wight Adası’ndaki Wessex Formasyonu’ndan geliyor. Araştırmacılar, örneği Erken Kretase’nin yaklaşık 120 milyon yıl öncesine tarihlendiriyor. Bunun yanında makale, müzenin NHMUK PV R6775 numarasıyla sakladığı parçanın daha önce bilimsel bir tanımını yayımlamadığını belirtiyor.
Ekip, fosili mikro bilgisayarlı tomografiyle inceleyerek kemiğin üç boyutlu modelini oluşturdu. Ardından kafatası içindeki boşluğun bir modelini de çıkardı. Böylece araştırmacılar, dış yüzeyin yanında sinir sistemiyle ilişkili anatomik özellikleri de karşılaştırmalarına kattı. Çalışma, bu özellikleri iki ayrı evrimsel akrabalık analizinde değerlendirdi.
Öte yandan omuriliğin kafatasına girdiği açıklığın oval biçimi, ayırt edici ipuçlarından birini oluşturdu. Araştırmacılar, kafatasındaki kemiksi çıkıntıları ve eklem bölgesini de diğer etçil dinozorlarla karşılaştırdı. Analizler, örneği megaraptor grubunun erken ayrılan üyeleri arasına yerleştirdi.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avrupa 2026 yazında dört büyük sıcaklık rekoru kırdı

Grönland’ın buz altında saklı 1943 vadisi yeni haritada ortaya çıktı

Venüs’ün kayıp uydusu için yeni bir açıklama ortaya çıktı

Colossal, dodo projesinde gen düzenleme hedeflerini GenoMorph ile arıyor

Ay’da sıradan bataryalar neden çalışmıyor? NASA’nın yeni bir çözümü var
Araştırmacılar, tek fosilden bütün vücut ölçülerini doğrudan çıkarmıyor
Çalışmanın başyazarı Cassius Morrison, müzenin açıklamasında yakın akrabalar üzerinden yaklaşık üç ila dört metre uzunluk tahmin ediyor. Boyunun ise bir buçuk metreyi biraz aşabileceğini belirtiyor. Bunun yanında 10 ila 20 santimetrelik pençeler ve tüyler de benzer türlerden hareketle kurduğu olasılıklar arasında bulunuyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları





REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Ancak araştırmacılar, bu çalışmada tam bir iskelet tanımlamıyor. Bu nedenle vücut görünümünü gösteren çizimler, kafatası fosilinin fotoğrafı yerine bilimsel canlandırma sunuyor. Müzenin yayımladığı çizimde tür, mevsimsel olarak kuruyup ıslanan bir taşkın ovasında diğer dinozorlarla birlikte yer alıyor.
Makale, bulguyu yalnızca yeni bir adlandırmayla sınırlamıyor. Ekip, fosillerin yaşını, coğrafyasını ve evrim ağacındaki yerlerini birlikte kullanarak megaraptorların yayılımını da modelledi. Sonuçlar, grubun Erken Kretase’de geniş bir coğrafyaya yayılmış olabileceğini gösteriyor. Buna karşılık sonraki dönemde kuzeydeki Laurasia kara kütlesinde bölgesel yok oluş, kayıtlarla daha iyi örtüşüyor.
Öte yandan çalışma, kuzeydeki kayboluşun kesin nedenini saptamıyor. Araştırmacılar, iklim, çevre ve diğer avcılarla rekabet gibi açıklamaları olasılık olarak tartışıyor. Güneydeki Gondvana’da ise megaraptorlar daha sonraki dönemlerde çok daha iri türlerle varlıklarını sürdürdü.

