NASA, Hubble Uzay Teleskobu’nun Messier 30 kümesine ait yeni birleşik görüntüsünü paylaştı. Yıldız topluluklarından galaksi tarihini okuyan gözlemlere yeni bir örnek ekleyen 5 Kasım tarihli açıklama, fotoğrafta üç ayrı gözlem programının verilerinin buluştuğunu belirtiyor. M30, Dünya’dan yaklaşık 27.500 ışık yılı uzakta ve Oğlak takımyıldızı yönünde bulunuyor.
M30’un diğer adı NGC 7099. Bu nesne, çok sayıda yıldızın kabaca küresel bir topluluk oluşturduğu küresel yıldız kümeleri arasında yer alıyor. Böyle kümeler, Samanyolu’nun erken dönemlerini anlamak için incelenen yaşlı yıldız nüfuslarını barındırıyor.
Yeni görüntü, tek bir anda çekilen sıradan bir fotoğrafla aynı yapıda değil. Hubble’ın morötesi, görünür ve yakın kızılötesi ışıkta topladığı gözlemler bir araya geliyor. Farklı dalga boyları, yıldızların özelliklerini ve kümenin gelişimini farklı yönleriyle inceleme olanağı sağlıyor.
Bunun yanında uzun yıllara yayılan kayıtlar, yalnızca daha ayrıntılı bir görünüm elde etmek için kullanılmıyor. Araştırmacılar yıldızların konumlarını farklı tarihler arasında karşılaştırabiliyor. Bu sayede kümenin içindeki farklı yıldız gruplarının hareketleri de incelemeye katılıyor.
Ters yöndeki yörünge geçmişe ilişkin ipucu veriyor
NASA, M30’un ve bazı başka kümelerin Samanyolu’nun dönüşüne ters yönde yörünge izlediğini hatırlatıyor. Bu durum, söz konusu kümelerin galaksinin içinde oluşmak yerine geçmişte dışarıdan yakalanmış olabileceğine işaret ediyor. Ancak ters yön bilgisi tek başına belirli bir galaksi çarpışmasının bütün ayrıntılarını kesinleştirmiyor.
Öte yandan NASA’nın M30 kataloğu, kümenin Charles Messier tarafından 1764’te keşfedildiğini belirtiyor. Yaklaşık 90 ışık yılı genişliğindeki topluluk, çok yaşlı yıldızlarıyla biliniyor. Bu nedenle bugün görülen görünümü anlamak, yıldızların yalnızca parlaklığını değil gelişim geçmişini de değerlendirmeyi gerektiriyor.
M30’daki ilginç gruplardan biri, çevresindeki yaşlı yıldızlara göre daha genç görünen mavi başıboş yıldızlar. Önceki Hubble çalışmaları bu nesneler için yıldız çarpışmaları ve ikili sistemlerde madde aktarımıyla bağlantılı iki oluşum yolunu ayırt etmişti. Dolayısıyla genç görünen bir yıldız, her zaman yakın zamanda doğmuş bir yıldız anlamına gelmiyor.
Yeni paylaşımın değeri de bu gözlem birikiminden geliyor. Aynı hedefe yıllar sonra dönmek, eski kayıtları geçersiz kılmak yerine karşılaştırma süresini uzatıyor. Hubble’ın uzun görev ömrü böylece yalnızca daha fazla görüntü değil, yıldız hareketlerini izlemek için daha uzun bir zaman aralığı da sağlıyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları







