Suudi Arabistan’da 250 MW gücündeki bir güneş enerjisi tesisi, elektrik üretiminin yanında kum ceylanlarının çoğaltılmasına ev sahipliği yapıyor. ReWildingVoltaics projesinin teknik ayrıntılarını aktaran çalışma, panellerin gölgesini ve tesisin mevcut çitlerini koruma programında değerlendiriyor. Büyük güneş santrallerinin farklı kullanım biçimlerine örnek oluşturan uygulamada ekipler, 38 kum ceylanını kontrollü bir alanda izliyor. Program ilk yavruları bu kış bekliyor.
Prens Muhammed bin Selman Kraliyet Koruma Alanı, çalışmayı Amaala Sustainable Company for Energy ile birlikte yürütüyor. Tesis toplam 505 hektarlık alan kaplıyor. Ancak araştırmacılar bu alanın tamamını aynı biçimde kullanmıyor. Hayvan yetiştiriciliğine uygun bölümler yaklaşık 370 hektara ulaşıyor, pilot çalışma ise 66 MW panel gücü içeren 157 hektarlık bölümde ilerliyor.
Panellerin altındaki gölge, açık zemine göre yaklaşık 5 ila 10 derece daha düşük zemin sıcaklığı sağlıyor. Bu değer, bütün tesisin hava sıcaklığının aynı miktarda düştüğünü göstermiyor. Araştırmacılar özellikle hayvanların kullanabildiği gölgeli zemini karşılaştırıyor. Ayrıca çevredeki çitler, yırtıcıların girişini sınırlayan kontrollü bir ortam oluşturuyor.
Ekip, elektrik üretimi sürerken hayvanların altyapıya zarar verip vermediğini de inceledi. Yedi aylık ilk denemede altyapı hasarı, işletmeyle çatışma veya davranış sorunu saptamadığını bildirdi. Buna karşılık bu sonuç, her güneş tesisinin her hayvan türü için uygun olacağını göstermiyor. Arazi, gölge, çitler ve sürekli izleme bu uygulamanın belirleyici koşullarını oluşturuyor.
Koruma programı ceylanları ileride doğaya bırakmayı hedefliyor
Koruma alanının paylaştığı duyuru, 33 dişi ve beş erkek kum ceylanının mayıs ayında üreme aşamasına katıldığını belirtiyor. Öncesindeki kavram doğrulama çalışması Ekim 2025’te başladı. Dolayısıyla program, ekim ayında hayvanları tesise ilk kez yerleştiren yeni bir deneme olarak ilerlemiyor. Son haberler, devam eden çalışmanın kapsamını ve hedeflerini ortaya koyuyor.
Kurumun bilimsel modellemesi, 2031’e kadar yaklaşık 600 hayvana ulaşma ihtimalini hesaplıyor. Fakat bu sayı gerçekleşmiş bir nüfus artışı değil. Uzman ekipler hayvanların sağlığını, davranışlarını ve üreme başarısını izlemeyi sürdürüyor. İlk yavrular için aralık ayını öngörmeleri de henüz doğumların gerçekleştiği anlamına gelmiyor.
Programın uzun vadeli amacı, sürekli insan desteğine ihtiyaç duymadan yaşayabilecek toplulukları yeniden doğaya kazandırmak. Kurum, 24.500 kilometrekarelik koruma alanına başarılı yeniden yerleştirme için en az 500 hayvandan oluşan başlangıç nüfusunu hedefliyor. Böylelikle mevcut enerji altyapısı, ayrı bir yetiştirme alanı kurma ihtiyacını azaltan bir geçiş ortamı sunuyor. Elektrik üretimiyle yaban hayatını aynı sahada buluşturan yaklaşımın sonuçları, doğaya salım ve sonraki izleme aşamalarında daha açık biçimde görülecek.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Araştırmacılar panel temizleyen robotlara 6.200 görüntülük veri seti sundu
BSI, güneş santrallerinin kontrol sistemlerinde doğrudan internet erişimini kapatmayı önerdi
Çinli Langdao Silex, EUV ışık kaynağı prototipini sergiledi
Perseverance, 45,22 kilometreyle Dünya dışındaki sürüş rekorunu kırdı
UGREEN, dahili kablolu SSD kutusunda 8 TB kapasite desteği sunuyor
Günün Öne Çıkan Fırsatları

REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir. Satış ortaklığı açıklaması





