OpenAI, ChatGPT’nin internet aramalarında giderek daha fazla kullanıldığını gösteren yeni veriler paylaştı. Şirketin açıklamasına göre, ChatGPT üzerinden gerçekleştirilen web aramalarının sayısı, Google’da yapılan toplam aramaların yüzde 20’sine ulaşmış durumda. OpenAI’ın ChatGPT’den sorumlu tüketici ürünleri yöneticisi Adam Fry, pazartesi günü düzenlenen bir basın etkinliğinde bu bilgiyi paylaştı. Fry, söz konusu hesaplamanın yalnızca internet üzerinde arama yapılmasını gerektiren kullanıcı sorgularını kapsadığını belirtti. Bununla birlikte şirket, karşılaştırmada kullanılan Google arama hacmi verisinin hangi kaynaktan alındığını açıklamadı.
ChatGPT’nin ulaştığı arama hacmi, Google’ın sektördeki konumunu kısa vadede değiştirecek seviyede olmasa da yapay zekâ tabanlı hizmetlerin kullanımındaki değişimi ortaya koyuyor. Kullanıcılar, geleneksel arama motorlarında farklı bağlantılar arasında gezinmek yerine giderek daha fazla doğrudan yanıt sunan sohbet botlarına yöneliyor. OpenAI’ın açıkladığı oran da bu kullanım biçiminin ne kadar yaygınlaştığına ilişkin dikkat çekici bir karşılaştırma sağlıyor. Ne var ki iki platformun arama hacimlerinin hangi yöntemlerle ölçüldüğü ve verilerin ne ölçüde karşılaştırılabilir olduğu konusunda bazı belirsizlikler bulunuyor. Bu nedenle yüzde 20’lik oranı doğrudan arama motoru pazar payı olarak değerlendirmek doğru olmayacaktır.
Microsoft’un arama motoru Bing’in geçmiş performansı, OpenAI’ın açıkladığı rakamın değerlendirilmesi açısından başka bir karşılaştırma sunuyor. Microsoft CEO’su Satya Nadella, Google’a karşı 2023 yılında yürütülen rekabet davasında, Bing’in on yılı aşkın süredir devam eden çalışmalarına rağmen arama motoru pazarında yaklaşık yüzde 3 paya sahip olduğunu söylemişti. Aynı dava sırasında Google da yapay zekânın geleneksel internet arama hizmetlerini değiştirebileceğini savunmuş ve ChatGPT’nin ciddi bir rakibe dönüşme potansiyeline dikkat çekmişti. OpenAI’ın son açıklaması, şirketin ChatGPT’yi yalnızca bir sohbet botu olarak değil, internet üzerinde bilgiye erişim sağlayan bir hizmet olarak da konumlandırdığını gösteriyor. Öte yandan ChatGPT’nin gerçekleştirdiği web aramalarının bir bölümünde Microsoft Bing’in altyapısından ve OpenAI’ın kendi arama indeksinden yararlandığı düşünülüyor. Bazı sorguların Google üzerinden yönlendirilip yönlendirilmediği konusunda ise henüz kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor.
ChatGPT ve Google yapay zekâ destekli arama deneyimine odaklanıyor
İnternet aramalarındaki değişim yalnızca kullanıcıların hangi hizmeti tercih ettiğiyle sınırlı kalmıyor. Google, klasik arama sonuçlarının yanında yapay zekâ tarafından oluşturulan özetlere ve daha kapsamlı üretken yapay zekâ özelliklerine ağırlık veriyor. Şirketin üzerinde çalıştığı sistemler arasında kişiselleştirilmiş sonuçlar, görsel anlatımlar ve grafiklerle desteklenen yanıtlar da bulunuyor. Bunun yanında yapay zekâ tarafından hazırlanan cevapların yaygınlaşması, kullanıcıların arama sonuçlarından üçüncü taraf internet sitelerine geçişini de etkiliyor. Geleneksel bağlantıların yerini doğrudan sunulan yanıtların alması, özellikle ziyaretçi trafiği açısından arama motorlarına bağımlı yayıncılar ve içerik üreticileri için farklı koşullar oluşturuyor.
OpenAI da benzer şekilde ChatGPT’nin yanıtlarını daha görsel ve etkileşimli hâle getirmek istiyor. Şirket bu yaklaşımı “Intelligent UI” olarak adlandırıyor ve sohbet botunun yalnızca metin üreten bir araç olmaktan çıkarılmasını hedefliyor. Bu sistemde kullanıcılar, aldıkları cevapların içinde farklı görsel bileşenlerle ve etkileşimli arayüzlerle karşılaşabiliyor. Adam Fry, teknolojinin gelecekte kullanıcıların doğrudan etkileşim kurabildiği bir çalışma alanına dönüşeceğini ifade etti. Böylelikle bir arama sonucunun yalnızca metin veya bağlantılardan oluşması yerine, kullanıcının ihtiyacına göre düzenlenen farklı içerik biçimlerinin aynı arayüzde sunulması amaçlanıyor.
Bu yaklaşım, Google ile OpenAI arasındaki rekabetin arama sorgularının sayısından daha geniş bir alana yayıldığını da ortaya koyuyor. Google, mevcut arama altyapısını yapay zekâ özellikleriyle genişletirken OpenAI, sohbet temelli kullanım alışkanlıklarını internet aramalarıyla birleştiriyor. Her iki şirketin geliştirdiği sistemler kullanıcıların daha az işlemle bilgiye ulaşmasını hedeflese de sunulan yanıtların doğruluğu, kaynakların görünürlüğü ve içerik üreticilerine yönlendirilen trafik gibi konular gündemdeki yerini koruyor. Özellikle yapay zekâ tarafından oluşturulan cevaplarda kullanılan kaynakların açık biçimde belirtilmesi, kullanıcıların bilgileri doğrulayabilmesi açısından belirleyici olmaya devam ediyor. Bununla birlikte arama deneyiminin giderek daha kişiselleştirilmiş hâle gelmesi, farklı kullanıcıların aynı sorguya karşılık farklı türde sonuçlarla karşılaşmasını da beraberinde getirebilir.
OpenAI’ın arama hizmetleriyle bağlantılı olarak değerlendirdiği bir diğer konu ise reklamlar. Şirket, ChatGPT’nin gelir kaynaklarını genişletmek amacıyla reklam gösterimlerine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Gelecek yılın başlarında gerçekleşebileceği öne sürülen olası halka arz öncesinde reklamların gelir modeli içindeki yeri de daha fazla gündeme geliyor. Adam Fry, basın toplantısında ChatGPT’deki reklamların kullanıcılar üzerinde kalıcı bir olumsuz tepkiye neden olmadığını savundu. Fry’a göre reklamlar, ürünün kullanımını veya kullanıcı deneyimini olumsuz etkilemiş değil. Yönetici, kullanıcıların büyük bölümünün ChatGPT içinde reklam bulunmasından rahatsız görünmediğini de sözlerine ekledi.
OpenAI, geçen ay yaptığı açıklamada ChatGPT’de gösterilen sponsorlu içeriklerin biçimini genişleteceğini duyurmuştu. Daha önce şirket adı, logo ve ürün bağlantısı gibi unsurlarla sınırlı kalan reklamların artık sponsorlu ürün ve hizmetlere ait görselleri de içermesi planlanıyor. Bu değişiklik, ChatGPT’nin yanıt alanında daha zengin reklam içeriklerinin gösterilmesine imkân tanıyor. Fry da reklamlardan elde edilen deneyimin, şirketin bu alandaki çalışmalarını daha ileri taşıyabileceğini gösterdiğini belirtti. Buna rağmen sponsorlu içeriklerin organik yanıtlarla nasıl ayrıştırılacağı ve reklamların kullanıcı güveni üzerindeki uzun vadeli etkileri henüz netleşmiş değil.
OpenAI’ın paylaştığı yüzde 20’lik oran, ChatGPT’nin internet üzerinde bilgi aramak için kullanılan başlıca hizmetlerden biri hâline geldiğini gösteren bir veri olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte Google’ın toplam arama hacmiyle karşılaştırılan bu rakam, iki hizmetin aynı ölçekte kullanıldığı anlamına gelmiyor. Google hâlâ geleneksel internet aramalarında çok daha yüksek bir hacme sahipken ChatGPT, sohbet tabanlı yanıtları ve etkileşimli özellikleriyle farklı bir kullanım biçimi sunuyor. Önümüzdeki süreçte bu iki yaklaşım arasındaki farkın nasıl değişeceği, yalnızca arama hacimlerine değil, yanıtların güvenilirliğine, kaynaklara erişime ve reklamların kullanıcı deneyimindeki yerine de bağlı olacak. OpenAI’ın açıklaması ise yapay zekâ destekli aramaların artık geleneksel arama motorlarıyla doğrudan karşılaştırılabilecek bir kullanım düzeyine ulaştığına işaret ediyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları







