PAYLAŞ

Donanım veya yazılım olsun, son kullanıcıya hitap bir teknolojik ürün genellikle mühendisler tarafından tasarlanır. Mühendisler işin algoritmasıyla, düzgün şekilde işleyip amacına uygun sonuç vermesiyle ilgilenir. Onun için önemli olan amacın karşılanıp karşılanmadığıdır. İşte bu yüzdendir ki, mühendisler işin son kullanıcı tarafıyla pek ilgilenmez. Bunu rahat bir şekilde söylüyorum, çünkü ben de bir mühendisim ve bu hataya ben de düştüm.

Halbuki biz mühendislerin düşünemediği nokta ortaya çıkardığımız ürünü kullanacak insanların bizim kadar teknik bilgi ve donanıma sahip olmadığı. Ürünü ortaya çıkarırken sanki karşıdaki son kullanıcının da bizim gibi olduğunu düşünüyoruz, ancak gerçek bu değil. Sonuç olarak da ortaya son kullanıcının beğenisini kazanmayacak, istediği düzeyde deneyim sunmayacak ürünler çıkıyor. Tabii burada sadece mühendisleri suçlamayalım. İşin başında olan yöneticilerin de en az ürün geliştirenler kadar suçu vardı bu durumda.

Aslında basit teknolojik ürünlerde donanım zenginliği yüksek olmadığı için kullanıcılar açısından bir sorun yoktu. Ancak ne zaman teknolojik ürünün profili yükselsin, marifetleri artsın, menüler karmaşıklaşıyor, kullanıcı için işler içinden çıkılmaz bir hâl alıyordu. Bu satırları yazarken cep telefonlarını düşünerek yazdım, çünkü Steve Jobs’un değiştirdiği bu oldu. 2007’de birinci nesil iPhone’u tanıtırken “Telefonu yeniden icat ediyoruz.” demişti. Belki de ilk kez, yüksek profilli bir telefon, kullanımı oldukça basit şekilde son kullanıcıya sunuluyordu. Bu açıdan iPhone ve dolayısıyla Steve Jobs yeni bir kapının açılmasını sağlamıştı. Ondan sonrasına bakın; dokunmatik ekranlı telefonlar, kullanımı kolay menüler… Steve Jobs’un açtığı yoldan diğerleri geldi.

Tablet segmenti için de benzer bir durum söz konusu. Tablet bilgisayar fikri aslında yeni değil. Microsoft’un iteklediği, ekranı döndürülüp katlanınca tablet formunu alan ve kalemle kullanılan dizüstü ya da tablet olarak anılan bilgisayarları daha unutmadık, üzerinden 10 yıl bile geçmedi. O zaman fikir tutmamıştı, çünkü kullanıcıya istediği deneyimi sunmuyordu. Windows kullanım için uygun değildi, kalem kullanmak gibi bir zorunluluk vardı. Bundan birkaç yıl sonra, yine Steve Jobs, iPhone’dan elde ettiği deneyimlerle zombi durumundaki bu segmenti yeniden canlandırdı. iPhone gibi basit, parmaklarla rahatlıkla kıllanılabilen iPad’i çıkardı. Arkasından sektörün diğer oyuncuları da O’nun adımlarını izledi.

Bu iki örnek Steve Jobs’un teknoloji dünyasındaki yenilikçi, lider ve önder kişiliğini ortaya koyuyor. Bir örnek daha… ABD’de müzik sektörü Napster ve türevleriyle kıyasıya savaş veriyordu, ancak pek başarılı değildi. Mahkeme kararları aldırıp müzik sitelerini kapattırsa bile yenileri açılıyordu ve kullanıcılar bunlardan müzik indirmeye devam ediyordu. Steve Jobs, şarkı indirme başına 99 sent istenen iTunes mağazasını açtı. Müzik bedava değildi, ancak çok pahalı da değildi. İnsanlar bu fikri sevdi, çünkü hem istedikleri şarkıları MP3 sitelerinde dakikalarca veya saatlerce aramaya gerek kalmadan buluyor, hem de çok uygun bir fiyata satın alıyordu. Bu, dijital müzik sektöründe yeni bir dönemin kapısını açtı. Arkasından diğer ülkelerde, hatta Türkiye’de de bu modelleri gördük. iTunes’un hizmet ettiği müzik cihazı iPod ise başlı başına bir hikaye. Sektörün gittiği yönü başkalarından önce gören ve harekete geçen Steve Jobs, taşınabilir müzik çalar denince akla gelen ve herkesin diline pelesenk olan Walkman kavramını iPod ile yıkmayı başardı. Askerdeyken bizzat şahit olmuştum, her türlü müzikçalar “iPod” olarak anılıyordu.

Steve Jobs sayesinde teknoloji son kullanıcıyla barıştı desem, herhalde çok da yanlış konuşmuş olmam. Apple‘daki ikinci döneminde ön ayak olduğu ve burada birkaç örneğini verdiğim sayısız olay sayesinde, kurduğu, kovulduğu ve sıfırı tüketmişken geri döndüğü şirketi dünyanın en değerli teknoloji şirketi konumuna taşıdı, bir yaşam tarzı yarattı.

Teknoloji dünyası büyük bir neferini, öncüsünü kaybetti. Ancak umuyorum ve inanıyorum ki, hem Apple’da hem de O’nun rakibi başka şirketlerde Steve Jobs’un yenilikçiliğinden, düşüncelerinden, felsefesinden etkilenmiş ve bunlara göre hareket edecek kişiler çıkacaktır.