Biz Kimiz? Sitene Ekle Yazarlık Başvurusu Reklam & Sponsorluk Telif Bildirimi Gizlilik Beyanı İletişim

Teknoblog

Astımı tetikleyen çevresel etkenler GPS yardımıyla daha kolay bulunacak

4 12 09asthma Astımı tetikleyen çevresel etkenler GPS yardımıyla daha kolay bulunacakGPS teknolojisi astım tedavisi araştırmalarına nasıl katkıda bulunabilir? Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden David Van Sickle bir yolunu bulmuş. Astımlı hastaları belirleyen ve GPS ile etiketleyen Van Sickle işaretli hastaların spreylerini ne zaman ve nerede kullandıklarını belirliyor.

Elde edilen verilerle çevrenin hastayı nasıl etkilediği daha kolay anlaşılmış olacak. Örneğin 80′li yıllarda Barselona limanındaki soya fasulyesi tozlarının astımlı hasta sayısında ciddi artışa neden olduğu sekiz senede kanıtlanabilmişti. Eğer konumla ilgili bilgiler başlangıçta elde olsaydı bu süre dramatik şekilde azalabilirdi. GPS planı şu anda ilk evrelerinde, ancak bu projeye katılmak isteyenler için kayıt süreci başladı bile.

[devamı...]

Çocuk robot CB2 daha eğitimli ancak daha ürpertici haliyle karşımızda

cb2 robot 04 05 09 209x300 Çocuk robot CB2 daha eğitimli ancak daha ürpertici haliyle karşımızdaCB2 (Child-robot with Biomimetic Body) olarak adlandırılan çocuk robot kabuslarınıza girmek için geri döndü. İki yıldır Osaka Üniversitesi’nde saklanan ürpertici görünüşe sahip bu çocuk robot üniversitedekileri korkutmakla kalmadı, bunun yanında yeni birşeyler de öğrendi.

Artık CB2, hava ile çalışan 51 tane motoru yardımıyla odanın içerisinde düzgün bir şekilde hareket edebiliyor. Bu arada CB2 projesinin arkasındaki bazı araştırmacılar gelecekle ilgili bazı projeleri üzerinde konuşmaya başladılar. Bu projelerin arasında öğrenme kapasitesi insan ile şempanze gibi diğer primat türler arasında bulunan robot türler oluşturmak da var.

[devamı...]

MIT’nin sayesinde 2012 yılından itibaren bataryalar virüslerden

virus batt 1 enlarged 225x300 MITnin sayesinde 2012 yılından itibaren bataryalar virüslerdenMIT profesörü Angela Belcher’in virüslerden batarya ve nano elektronik madde geliştirme çalışmaları uzun süredir devam ediyor. Bilimsel olarak virüsler aslında canlı değil, sadece bakterilerin ya da hücrelerin içerisine sızarak genel yapıyı bozuyor. Belcher’in yardımıyla kaleme alınan yeni bir makale, MIT’nin M13 adlı bir biyolojik virüs yardımıyla lityum-iyon batarya geliştirmekte olduğunu ortaya koyuyor.

M13 biyolojik iskelet gibi çalışarak karbon nanotüplerin ve demir fosfat parçacıklarının üstünde tutunarak elektriği ileten bir ağ oluşturmasını sağlıyor. MIT, genetik yapısı değiştirilmiş materyal ile pilin negatif yüklü anodunu ve pozitif yüklü katodunu oluşturuyor. Bu teknik oda sıcaklığında ya da oda sıcaklığının altında denenebiliyor. Zaten MIT tarafından bu yöntem MIT tarafından “ucuz ve bereketli” olarak nitelendiriliyor. Şimdiye kadar saatin içerisinde bulunan pil kadar boyuta sahip olan ve bir MIT labındaki küçük lambaları yakmaya yetecek kadar enerji üreten bir virüs-batarya üretilmiş bile. Belcher’in iddiasına göre sadece 10 gram ağırlığındaki bir virüs bataryası ile bir iPod 40 saat boyunca çalıştırılabilir. MIT bu teknoloji ile elektronik araçların güç ihtiyacını karşılayacak şekilde düzenleme çalışmalarını sürdürüyor.

[devamı...]

MIT’den tam otomasyonlu sera projesi

mit robot garden plants 200x300 MITden tam otomasyonlu sera projesiMIT bu sefer de seracılığa el attı. Burada öğrenim gören birkaç öğrencinin geliştirdiği bir proje ile tamamen otomasyon sistemleriyle yönetilen bir sera kurulmuş. Sensörler ve robotların yerleştirildiği bu sera ile en yeşil ve en sağlıklı ürün garanti ediliyor.

Robotların işe karıştığı seraları daha önce de görmüştük ancak bu kez durum biraz daha farklı. iRobot’taki Roomba’dan ilham alan öğrencilerin geliştirdikleri robot bir bitkinin neye ihtiyaç duyduğunu anlayıp ona göre davranış belirliyor ve açıkçası elde edilen ilk sonuçlar oldukça iyi. Gözleriyle görmek isteyenler için ilgili video yazının devamında.

[devamı...]

Uydu kazasında ortaya çıkan enkaz risk oluşturuyor

uzay cop 300x237 Uydu kazasında ortaya çıkan enkaz risk oluşturuyorGeçtiğimiz günlerde uzayda çarpışan Amerikan ve Rus uydularının ortaya çıkardığı, 800 km çapındaki alana yayılan enkaz gelecekteki uzay çalışmalarını etkileyebilir. St. Petersburg’taki Pulkovo Observatory’den Alexander Stepanov gelecekteki uzaya uydu veya araç gönderimi sırasında bu 800 km’lik alanın hesaba katılması gerektiğini ve bu alandaki enkazın 5-6 sene kalabileceğini söyledi.

NASA ise bu çarpışma sonucunda ortaya çıkan enkazın dünyanın etrafındaki alt ve üst yörüngede bulunan toplam 19 bin atık parçanın arasına katıldığını söyledi. Bu arada Hubble teleskobu da tehlike altında. 

[devamı...]

RFID yardımıyla Alzheimer teşhisi konulacak

090202 dementia 01 RFID yardımıyla Alzheimer teşhisi konulacakAlzheimer ya da diğer türdeki bunaklık hastalıklarının belirtilerini gösteren kişilerde teşhis koymakta gecikme yaşanması büyük bir problem. Güney Florida Üniversitesi’ndeki bir grup araştırmacı kablosuz ağ yardımıyla bu hastalıklara erken teşhis koyma üzerine çalışmalar yürütüyor.

Birtakım alıcılar binanın etrafına konumlandırılıyor. RFID vericiler ise hastanın bileklerine takılıyor. Sistem hastaların yürüyüş düzenlerini sürekli takip ederek anormal bir durum olduğunda bunu işliyor. Şimdiye kadar yapılan araştırmalar yürüyüş düzenindeki bozukluklarla bunaklık arasında bağ olduğunu gösteriyor.

[devamı...]

Bilim insanlarından “Fantastic Voyage” filmini gerçeğe dönüştürecek çalışma

fantastic voyage rm eng 290 x 218 Bilim insanlarından Fantastic Voyage filmini gerçeğe dönüştürecek çalışmaAvustralya’daki Monash Üniversitesi’nde görevli bir grup araştırmacı 0.25 mm genişliğinde bir piezoelektrik motor tasarladı. Tasarladıkları bu motor bilinen en küçük tasarımdan %70 daha küçük boyutlara sahip.

Fantastic Voyage’ın mikroskopik taşıtından esinlenerek Proteus adı verilen bu motor E. kolidekine benzer bir kamçıya sahip, bu sayede damarlar içerisinde akan kanda yüzebiliyor. Bu motorlarla gelecekte vücudun fotoğraflarının çekilmesi, vücuda ilaç verilmesi ve cerrahi operasyonların yürütülmesi amaçlanıyor.

[devamı...]

Nanoteknoloji görme bozukluğu problemi olanların imdadına yetişiyor

quantum dot patent Nanoteknoloji görme bozukluğu problemi olanların imdadına yetişiyorColorado Üniversitesi Hastanesi’nde çalışan Jeffrey Olson görme yeteneğini arttıran yeni bir yöntem geliştirdi. Bu yöntemde retinaya nanometre mertebesi boyutlarında “kuantum noktaları” adı verilen küçük maddeler enjekte ediliyor.

Enjekte edilen bu noktalar gözün çalışan bölgelerindeki elektriksel aktiviteyi harekete geçiriyor, geri kalan noktalarda ise elektriksel aktivite azalmasını yavaşlatıyor. Fareler üzerinde yapılan ilk deneyler algılamanın arttığını ortaya koydu. Her ne kadar bu çalışmanın esas amacı görme yeteneğini yitiren ya da bu yeteneğinde azalan insanların gözlerine tekrar eski işlevselliğini kazandırmak olsa da, gözlerinden herhangi bir şikayeti olmayanları da şahininki gibi keskin gözlere kavuşturabilir.

[devamı...]

Nanopartiküller ile dişler bakterilere karşı korunacak

dis bakteri cila Nanopartiküller ile dişler bakterilere karşı korunacakDaha önce yarıiletken endüstrisinde kullanılan bir cilalama yöntemi şimdi de dişleri bakterilerden korumak için kullanılacak. Clarkson Üniversitesi’nde araştırmalar yürüten Prof. Igor Sokolov bakterilerin dişlere yerleşmesini önleyecek kadar dişleri pürüzsüz hale getiren bir madde geliştirdi.

Profesör Sokolov ve asistanı Ravi M. Gaikwad’in yaptığı çalışmalar bu madde ile cilalanan diş yüzeyine bakterilerin yapışamadığını gösterdi. Bu mükemmel çalışmanın sonucu olarak artık diş çürüklerinin sayısı azalabilir, diş doktorlarına verilen para da azalır. Nanopartiküllerle cilalanan dişler üzerinde halen bakteri barınabilir, ancak bunları da temizlemesi eskisine göre daha kolay olacaktır.

[devamı...]

Cep telefonu kan testleri yapan bir cihaza dönüştürüldü

12 20 08 disease phone 290 x 179 Cep telefonu kan testleri yapan bir cihaza dönüştürüldüCep telefonları ile hastalık tanısı koyma olayı pek yeni birşey değil, ancak bu amaçla en son yapılan bir mobil cihaz hilesi gerçekten oldukça ilgi çekici. UCLA’da araştırma görevlisi olarak çalışan Dr. Aydoğan Özcan standart bir cep telefonunu birtakım kan testleri yapabilen bir cihaza dönüştürdü.

Yapılabilen testler arasında HIV, sıtma ve bunun gibi çeşitli kan hastalıkları bulunuyor. Sistemin nasıl çalıştığını basit olarak anlatmak gerekirse, kan hücreleri entegre kamera sensörüne yerleştirilip filtrelenmiş bir ışık kaynağı ile aydınlatılıyor. Bu ışık kaynağı hücrelerin özgün özelliklerini ortaya çıkarıyor. Bunun sonrasında Özcan’ın geliştirdiği bir bilgisayar yazılımı alınan bu veriyi analiz ediyor ve sonucu ortaya çıkarıyor.

[devamı...]

Teknoblog'u takip edin:




Teknoblog yazılarını ve tweet'lerini takip edin

Teknoblog videoları Teknoblog.tv'de



Günlük E-Posta Bülteni