Dünyanın Wi-Fi destekli ilk kalp pili doktorlara uzaktan izleme imkanı sağlıyor
- 12 Ağustos 2009
- Bilim
- Yorum Yaz »
Kalp pilleri de artık Wi-Fi destekli… Daily Tech’in haberine göre New York’ta yaşayan bir kadın dışarıdaki bir görüntüleme servisi ile haberleşen ilk kalp pilini vücudunda taşıyor. Bu kadının doktoru Wi-Fi üzerinden kalp piline bağlanarak durumu vücut dışından kontrol edyor.
St. Francis Aritmi ve Kalp Pili Merkezi’nden Dr. Steven Greenberg “Eğer sıradışı birşey olursa, doktor bu durumdan anında haberdar olacak.” diyor. Bunun yanında, doktorun muayene odasında yapılan bütün testlerde otomasyon sistemine bağlanıyor. Madem ki Wi-Fi desteği var, o halde ufak bir program yazıp bu kalp piline Twitter entegrasyonu da eklenebilir diye düşünüyoruz. Böylelikle kalp pilinin durumunu herkes izlemiş olur.
Hadron Çarpıştırıcısı 2010′un sonuna kadar tam güçte çalışmayacak
- 08 Ağustos 2009
- Bilim
- Yorum Yaz »
Bir dizi engelden, gecikmeden ve potansiyel dünyanın sonu senaryolarından sonra, görünüşe göre CERN’deki bilim insanları işleri biraz ağırdan almaya karar verdiler. Yapılan duyuruya göre Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile deneylerin tekrar başlayacağı Kasım ayında demet başına sadece 3.5 trilyon eV’luk enerji kullanılacak.
Eğer işler giderse enerjinin miktarı demet başına 5 TeV’ye yükseltilecek, 2010′un sonunda ise tam değer olan demet başına 7 TeV’ye çıkılacak. O halde dünyanın sonu için işaretlediğiniz tarihi tekrar gözden geçirin, 2011′den bir gün seçin.
Memristörler Yapay Zeka teknolojisinin geleceği mi?
- 14 Temmuz 2009
- Bilim
- Yorum Yaz »
New Scientist memristörlerle ilgili bir yazı yayınladı. Memristörler aynen dirençler gibi akımdan voltaj üretebiliyor, ancak daha karmaşık ve dinamik bir yöntem ile… Dirençten en büyük farkı önceki akımları “hatırlaması”.
HP hibrit memristör-tranzistör yongalarının geliştirilmesi konusunda büyük aşamalar kaydetti. Memristörlerin yapay zeka teknolojisi çerçevesinde geliştirilecek uygulamalarda aktif rol oynaması bekleniyor. Sinapsisler de memristörler gibi karmaşık elektriksel tepkiler gösteriyor. Yani, aslında “eksik devre elemanı” memristörler aslında uzun bir zamandır bizlerle birlikteymiş, sadece nerede olduğu belli değilmiş. 1971′de ilk memristörü gerçekleyen Leon Chua buradan hareketle sinapsisler için memristör benzetmesi yapıyor. DARPA’nın (ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı) olaya balıklama atlaması uzun sürmüyor. SyNAPSE (Systems of Neuromorphic Adaptive Plastic Scalable Electronics Program) programı ile “ilgili ve olasılıkla sabit özellikleri ve işbirliklerini otomatik olarak öğrenerek karmaşık ortamlarda bağımsız şekilde veri işleyen biyolojik sinir sistemleri” geliştirmeyi amaçlıyor. Yani, başka bir deyişle kendi kendine düşünen, analiz eden ve karar veren robotların kapısını açmaya çalışıyorlar. Matrix filmindekiler bir gün gerçek olabilir mi?
Sonik lazer teknolojisi binlerce kat hızlı bilgisayarlar vaat ediyor
- 25 Haziran 2009
- Bilim
- Yorum Yaz »
Nottingham Üniversitesi’nde görev yapan bir araştırmacı ve Ukraynalı meslektaşı dünyanın ilk Saser’ini inşa ettiler. Saser terahertz mertebesindeki frekanslarda yüksek konsantrasyonlu ses dalga demeti üreten bir cihaz.
Art arda dizilen alüminyum arsenit ve galyum arsenit tabakalar yüksek yoğunluklu ışık demetine maruz kaldığında fononlar salınıyor ve tabakalar arasında ileri geri hareket ediyor. Bir süre sonra bu ses dalgaları birleşerek giderek daha da kuvvetleniyor, her partikül senkronize hale gelerek daha yüksek yoğunluklu bir ses oluşturuyor. Sonunda çok yüksek frekanslı fonon demeti elde edilmiş oluyor. Bu teknolojinin pratikteki uygulamaları henüz geliştirilmiş olmasa da Saser’lerin günün birinde elektronik cihazların nano mertebesinde gerçeklenmesini sağlayacak. Örneğin, terahertz mertebesinde frekanslarda çalışan işlemciler bir gün gerçek olabilir. Bu da geleceğin bilgisayarlarının binlerce kat daha hızlı çalışması demek.
Nanokristaller daha yetenekli lazerler ve daha ince ekranlar vaat ediyor
- 12 Mayıs 2009
- Bilim
- Yorum Yaz »
Çok uzun süredir biliminsanları aralıksız ışık yayan moleküllerle kafamızı karıştırmaktalar. Rochester Üniversitesi’nde araştırmalarını yürüten bir grup sayesinde neyse ki elimizde artık somut birşeyler bulunuyor. Üniversitedeki bu grup, Eastman Kodak tarafından görevlendirilen başka bir grupla işbirliği yürüterek, sürekli ışık yayan nanokristal bir madde geliştirdi.
Teorik olarak, bu buluş oldukça ucuz ve daha kullanışlı lazerlerin ortaya çıkışına, daha parlak LED ışıklandırmalarına ve medikal araştırmalarda ilaçların hücreyle nasıl etkileşim içine girdiğini açıklamakta katkıda bulunacaktır. Ayrıca, geleceğin ince ekranlarında da bu teknolojiyi görebiliriz. Farklı boyuttaki nanokristallerin düz bir yüzeye yerleştirildiği ve resme göre farklı renklere bürünen nanokristallerin oluşturduğu bir ekran OLED TV’lerin bile fazla kalın görünmesine sebep olacaktır.
Robot İbn-i Sina kendisine Facebook hesabı açacak
- 06 Mayıs 2009
- Bilim, İnternet
- Yorum Yaz »
Türk-İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan doktor İbn-i Sina yüzyıllar sonra bir robot sayesinde tekrar hayat buldu. ActivRobots tarafından PeopleBot makinası baz alınarak geliştirilen İbn-i Sina robotu yüz tanıma ve arkadaş veritabanındakilerle gerçek zamanlı diyalog sağlamasına izin veren dil modülü içeriyor.
Planlar arasında bu botu Facebook’a koymak da var. Proje yetkilileri tarafından BBC’ye yapılan açıklamaya göre ilgili Facebook sayfası robotla etkileşim sağlayabilmek için gerekli materyallerle, ayrıca robotun şirkette insanlarla birlikte geçirdiği zamanları anlatan fotoğraflarla doldurulacak. Robotun yaratıcıları bunu sosyal ağlara sokarak insanlarla makinalar arasındaki arkadaşlığı daha da geliştirmeyi umut ediyor. Dr. Nikolaus Mavridis bu yolla insanların robotlarla etkileşimdeki isteksizliklerini gidermeyi amaçlıyor. Bunun için aslında İbn-i Sina’nın yerine Angelina Jolie’nin ya da Brad Pitt’in robotu yapılsa daha iyi olurdu bizce…
Kuantum kriptografisi uyduya çıkmaya hazır
- 04 Mayıs 2009
- Bilim, Haberleşme
- Yorum Yaz »
Bir süredir kuantum kriptografiyle ilgili büyük haberler gelmiyordu. Ancak mevcut sessizlik Avusturyalı bir fizikçi tarafından bozuldu.
Avusturya’da faaliyet gösteren Kuantum Optik ve Kuantum Veri Enstitüsü birbirine dolanmış fotonları aralarında 145 km mesafe bulunan iki İspanyol adası Las Palmas ve Balearics arasında iletmeyi başardı. Başarılı olan bu testin sonucunda, uydular aracılığıyla benzer şekilde kırılmaz şifreli haberleşme sistemleri kurulabilir.
İngiltere’deki Doğu Anglia Üniversitesi’nden çoklu dil destekli dudak okuma yazılımı
- 26 Nisan 2009
- Bilim, Yazılım
- Yorum Yaz »
İngiltere’deki Doğu Anglia Üniversitesi’ndeki bazı biliminsanları sadece insanların iyiliği adına bir dudak okuma yazılımı geliştirmişler. Bu yazılım sadece ağzın aldığı şekillere bakıp kelimeleri tahmin etmiyor, ayrıca hangi dilin konuşulduğunu da saptıyor.
İngilizce, Fransızca, Almanca, Arapça, Kuzey Çin Dili, Güney Çin Dili, İtalyanca, Lehçe, Rusça bu yazılımın tanıdığı diller arasında. Yazılım dil, dudak ve yanağın hareketlerine göre gerekli olan varsayımları gerçekleştiriyor. Yazılım duyma engellliler, askerler veya güvenlik birimleri tarafından kullanılabilir.
Yeni silikon ferroelektrik film tabakası “anında-hazır” bilgisayarlara kapı açacak
- 23 Nisan 2009
- Bilim
- Yorum Yaz »
Toshiba FeRAM teknolojisini kitlelere ulaştırmak için çalışmalarını sürdürürken, Cornell Üniversitesi’ndeki bir grup araştırmacı da silikon ve strontiyum titanattan oluşan ferroelektrik materyal üzerinde çalışıyor. Bu materyal sayesinde günün birinde “anında-hazır” tranzistörler mümkün olabilir.
Araştırmacılar ferro-elektrik gibi davranan materyale ince davranışlı olarak bilinen strontiyum titanat enjekte ederek bu yapıyı silikon substratının üstünde epitaksi olarak bilinen bir yöntemle yetiştirdiler. Bu materyal silikon molekülleri arasındaki boşluklara sızarak, silikon substrata ferroelektrik özellikleri kazandırdı. Projeyi Amerikan Deniz Kuvvetleri de destekliyor.
Windows Mobile yüklü akıllı telefonlar geleceğin potansiyel ultrason cihazları
- 22 Nisan 2009
- Bilim, Mobil
- Yorum Yaz »
Washington Üniversitesi’ndeki iki bilgisayar bilimi profesörü Windows Mobile akıllı telefonlarıyla uyumlu ve USB destekli bir ultrason probu geliştirdiler. Microsoft tarafından desteklenen bu projede geliştirilen prob düşük enerji harcıyor ayrıca cep telefonlarının veri transfer hızlarını destekleyecek seviyeye getirilmiş.
Geliştirilen bu ultrason probu ambulanslarda, acil servislerde ya da gezici tıbbi personeller tarafından kullanılabilecek. Tasarlayan kişiler özellikle doktorun ya da tıbbi ekipmanın az olduğu ancak cep telefonu kapsama alanının giderek arttığı gelişmekte olan ülkelerde bu cihazın kabul göreceğini düşünüyor. Bu cihazın ne zaman seri üretim safhasına geleceğini bilmiyoruz. Ancak 30 bin $ maliyetli ultrason cihazlarının yanında oldukça düşük bir maliyeti olacağı kesin.







