PAYLAŞ

Oturma odalarımızın baş köşesine kurulan televizyonlar yıllar boyunca sayısız kez evrime uğrayarak bugünkü hâline geldi. Müşterilerine yeni ürünler satmak için sürekli arayışta olan şirketler şimdiye kadar plazma, LCD, LED, HDTV, 3DTV gibi yenilikleri kademe kademe sunarak pazarın belirli bir hacmi korumasını, aslında korumasını demek yanlış olur, büyümesini sağladılar. Şimdi akıllı TV’ler, ya da moda deyimiyle Smart TV’ler çekicilik görevini üstleniyor. Şu sıralar TV reklamlarında akıllı TV özelliklerin fazlasıyla ön plana çıkarıldığını görebilirsiniz. 2012’de bu eğilim artarak devam edecek.

Öncelikle akıllı TV kavramından biraz bahsedelim. Artık TV’lerin de bir ethernet girişi veya Wi-Fi desteği var, bu sayede internete bağlanabiliyor. İnternete bağlanan bu cihazlar böylelikle ağa bağlı işlevleri yerine getiriyor. Söz konusu işlevlerin yerine getirilmesi için ara katman yazılımlara ihtiyaç var ve bu ihtiyacı yazılımcılar tarafından geliştirilen çeşitli akıllı TV uygulamaları gideriyor. Özetle, akıllı TV’ler de akıllı telefon ve tabletlerden alıştığımız mantıkla çalışıyor. TV’ye entegre edilmiş bir internet tarayıcısıyla internette gezinme; Twitter, Facebook gibi uygulamalarla sosyal ağ hesaplarına bağlanma; YouTube, Vimeo gibi uygulamalarla çevrimiçi video izleme, bunun yanı sıra dahili sabit disk veya USB üzerinden bağlanan harici diske kayıt yapma gibi işlevler akıllı TV’ler tarafından gerçekleştirilebiliyor. Yazılımcılar tarafından hazırlanacak uygulamalar sayesinde TV’lerin işlevi sadece kanalları izletmenin çok daha ötesine geçirilebilir.

Akıllı TV teknolojilerinin geliştirilmesinde TV üreticileri şimdilik öncü konumunda gibi görünüyor. Samsung, Sony, LG, Philips gibi yabancı şirketlerin akıllı TV ürünleri 2010 yılından itibaren piyasaya girmeye başlamıştı. 2011 yılı içinde Beko, Arçelik ve Vestel gibi yerli TV üreticileri de akıllı TV özellikli ürünlerini piyasaya sürmeye başladılar. Akıllı TV’lerin verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayacak uygulama portföyünün oluşturulmasında yabancı içerik üreticileri kadar yerli içerik üreticilerinin de katkısının olduğunu görüyoruz. Samsung, Philips gibi yabancı markalarla yerli markalar çeşitli yerli içerik üreticileriyle iş ortaklıklarına giderek ürünlerinde yerli akıllı TV uygulama sayısını daha da arttırıyor. Akıllı TV’lerin pazar payı ve önemi 2012 ile birlikte daha da artacak. İçerik sahipleri tarafında da bu alana daha fazla katılım göreceğiz.

2012’nin hemen başında düzenlenecek CES 2012 tüketici elektroniği fuarında Samsung akıllı TV’lerin geleceğine dair yenilikleri sunacağının haberini verdi bile. LG ise CES’i bile beklemedi ve 2012 yılı içinde piyasaya süreceği, akıllı TV’leriyle birlikte kullanılabilecek Magic Motion adlı kumandayı tanıttı. Söz konusu kumanda Nintendo Wii gibi çalışıyor ve çeşitli hareketlerle akıllı TV uygulamalarının yönetilmesini mümkün kılıyor. Sony, Philips ve diğer TV üreticileri de CES 2012’de yeni akıllı TV uygulamalarını tanıtıyor olacak. Tanıtılan bu yenilikler de 2o12’nin ilerleyen aylarında piyasaya girecek akıllı TV ürünlerinde yerini alacak.

Akıllı TV platformları konusunda bir uçta TV üreticileri varken bir uçta da bilgisayar donanım veya yazılım üreticileri bulunuyor. Bu şirketlerin öncülük ettiği akıllı TV girişimleri mevcut. Tabii, bu girişimlerde TV üreticilerinin de varlığını görüyoruz. Örneğin, Google TV… 2010 yılı içinde tanıtılan ve aynı yıl ilk ürünleri yurtdışında piyasaya çıkan Google’ın TV girişiminde Logitech ve Sony gibi donanım ortakları vardı. Ne yazık ki, Google TV’nin başlangıcı çok iyi olmadı. Ancak Ice Cream Sandwich ile birlikte akıllı telefon ve tabletlerin yanı sıra Google TV için de yakınsanmış bir kullanıcı deneyimi sunulacak. Yani, Google TV kullanıcılar TV’lerinden akıllı telefon ve tablettekine yakın bir kullanıcı deneyimi alacak. Google TV’nin buralara gelişinin biraz zor olduğun söylemek gerek. 2012 yılı içinde bu platformu barındıran ürünleri Türkiye’de görmenin zor olduğunu belirtelim.

Akıllı TV alanında beklentinin yüksek olduğu şirketlerden bir tanesi de Apple. Akıllı telefon ve tablet arenasında deyim yerindeyse “yeniden icat” kavramını hayata geçiren Steve Jobs’un bir sonraki hedefinin aynı işi TV arenasında yapmak olduğu dile getirilmişti. Aslında Apple, birkaç yıldır piyasada olan Apple TV ürünüyle hobi seviyesinde de olsa akıllı TV işiyle ilgileniyor. 2012 yılında Apple’dan beklenen akıllı TV projesine daha fazla ağırlık vermesi olacak. Yenilenmiş set üstü Apple TV cihazının ötesinde artık insanlar Apple’dan gerçek anlamda bir TV bekliyor. İster setüstü cihaz, ister TV olsun, kullanıcılar Apple’ın sunacağı akıllı TV çözümünü kullanarak sadece iTunes içeriklerini tüketmek, YouTube veya Vimeo videolarını izlemek istemiyor; App Store’dan TV uyumlu uygulamalar indirip iPad veya iPhone’larında yaşadıkları deneyimin bir benzerini TV’leri karşısında da yaşamak istiyor. Bu noktada Apple’ın kendisine yakışır bir uzaktan kumanda mekanizması geliştirmesi bekleniyor. Dedikodulara göre başvurulacak çözüm Siri. Apple’ın akıllı TV girişiminde komutların sesle verileceği tahmin ediliyor. 2012 yılı Apple’ın akıllı TV planlarının hangi seviyede ve yöne doğru ilerlediğini göreceğimiz yıl olacak.

Apple ve Google’ın dışında Çinli bilgisayar üreticisi Lenovo’nun da akıllı TV planları ortaya çıkmıştı. LeTV adı her nedense bu girişimin sadece Çin’e özel olduğunu düşündürse de, 2012 yılı içinde küresel bazda bir açılımın duyurulduğunu da görebiliriz. Lenovo’nun LeTV platformu kapsamında kullanıcılara bulut tabanlı depolama alanı sunulacak ve kullanıcılar farklı cihazlarıyla bulut sunucusuna aktardıkları içerikleri TV’leri üzerinden de izleyebilecek.

Bir yanda TV üreticileri bir yanda bilişim geçmişine sahip olan şirketler. Akıllı TV pazarı bu iki grubunun rekabeti ve birbirleri arasında yapacakları ortaklıklarla daha da büyüyecek. 2012 yılında akıllı TV alanında önemli gelişmeler yaşandığını, piyasada bu özelliği barındıran cihazların arttığını göreceğiz.